Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

vüdd (Tasavvuf Sözlüğü)

Bize göre hevâ, muhibbin kalbine -başka şeyin değil- sevginin ilk olarak düşmesinden ibârettir. Bu sevgiye, bunun dışında bir şey karışmazsa, sırf ona mahsüs bir vasıf olursa buna hubb denir. Bu sevgi, kalbde yerleşirse …

Bize göre hevâ, muhibbin kalbine -başka şeyin değil- sevginin ilk olarak düşmesinden ibârettir. Bu sevgiye, bunun dışında bir şey karışmazsa, sırf ona mahsüs bir vasıf olursa buna hubb denir. Bu sevgi, kalbde yerleşirse vüdd adını alır. Bu sevgi muhibbin bütün benliğini kaplarsa, buna da aşk denir. (Tercümân, 14

Vüdd; bu kökten gelen ilâhi bir isim vardır ki bu Vedüd dur. Vüdd ise, O'nun sıfatlarından biridir. Bu sıfat O'nda sâbittir. Yeryüzünde sâbit olduğu için onunla vüdde vüdd denilmiştir. (Fütühât, TI, 318

vülü ve garâm Vülü ve garâm, ikisi bir mânâda olup, ağrama bi'ş-şey ya da vele'a bihi vülü'an şeklinde kullanılır, sâhibinden ayrılmayan, ona sınısıkı bağlı şey demektir. (Ravza, 346