itirâzı terk etmek, yok olmayı sağlayacak yollara sülük etmeye yönelmek, (mânevi yolculuktaki) tehlikeli çölleri geçmek gibi husüslardır. (Luma , 32
Süfiyye, sadece bir ilimde teferrüd etmiş, sadece bir makam ve hâle bürünmüş kimseler değildir. Aksine onlar bütün ilimlerin kaynağı, övülmeye değer hâllerin ve eskilerin ahlâkının mahallidirler. Onlar, hâlden bir hâle intikal etme husüsunda Allah Teâlâ ile beraber olup, dâimâ daha fazlasına mârüz kalırlar. Hâlleri böyle değişken olan ve devamlı ilerleyen kimselerin bu hâllerden sadece birinin adıyla anılması uygun olmaz. Bu sebeble ben onlara sadece bir hâl ve bir ilim izâfe etmedim. Çünkü ben, onlara her vakitte yalnızca bir hâl izâfe etseydim, onlara verdiğim bu isim, hâl, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâk /a , ilim ya da amel bakımından onları tamamen ihtivâ etmezdi. O zaman da, onlara her vakitte bir başka isim verinem gerekecekti
süfi-mutasa vvıf-mustasvif/ a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sufiyye/" süfiyye /a
Hâl böyle olunca, her zaman içinde bulundukları bir hâl sürekli olarak giydikleri elbise), sadece zâhiri bir kıyafetten ibâret kalmadığından, onlara bu hâli
