Gaybın sırları zâhir ve bâtın olmak üzere iki kısımdır. Zâhir olanları, nazar ve tahkik ettikleri takdirde zâhir ehli bilirler. Bâtın olan sırlar ise hiçbir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/zaman-nazarla/" zaman nazarla /a bilinmez. Onları bilmek, ancak ilâhi vergiye bağlıdır. İşte bu, nübüvvet ve velâyet tavrıdır. Bu ikisinin birbirinden ayrı olduğu apaçıktır. Çünkü nebi metbüdur (kendisine uyulur), veli ona tâbi olur ve onun kandilinden aydınlık iktibas eder. (Tedbirât, 208
zâhire-bâtıne 1243
Nükabânın (süfilerin nakiblerinin, yani denetleyen gayb erenlerinin) dördü zâhiri, altısı bâtıni olmak üzere on ameli vardır. Zâhiri amelleri çok ibâdet, zühdü gerçekleştirmek, irâdeden sıyrılmak ve mücâhede, bâtıni amelleri ise tevbe, inâbe, muhâsebe, tefekkür, itisam (Allah'ın emirlerine bağlılık) ve riyâzettir. (Câmi', 3
Nücebâ (seçkinler) kırk kişidirler. Yetmiş kişi oldukları da söylenmiştir. Bunlar a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halkin/" halkın /a işleriyle meşguldurlar; ancak Hakk'tan başkasına nazar etmezler. Bunların, dördü zâhiri, dördü de bâtıni olmak üzere sekiz ameli vardır. Zâhiri amelleri a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/futuvvet/" fütüvvet /a , tevâzü, edeb, çok ibâdet, bâtıni amelleri ise sabır, rızâ, şükür, hayâdır. Bunlar güzelahlâk ve irfân ehlidirler
Abdâl, yedi kişi olup, her biri vehim ve hayalden kurtulmuş, fazilet, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâl /a , a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/istikamet/" istikâmet /a ve itidâl ehlidirler. Dört zâhiri, dört bâtıni amelleri vardır. Zâhiri amelleri susmak, uykusuzluk, açlık, uzlettir
Ayrıca bu dört amelden her birinin zâhir ve bâtını vardır. Susmak, zâhiri Allah'ı zikretmenin dışında konuşmamak, bâtınının ise kalbin bütün teferruât (ayrıntı) ve haberlerden uzak kalmasıdır. Uykusuzluk, zâhirinin uyumaması, bâtınının gaflete düşmemesi için uyanık bulunmaktır
Açlık, zâhiri sülükun kemâli için a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ebrar/" ebrârın /a açlığı, bâtını ünsiyet için mukarrabünun açlığıdır. Uzlet ise zâhiri insanlarla muâşereti, bâtını insanlarla ünsiyeti terk etmektir
Bâtıni ameller ise şunlardır: Tecerrüd, tefrid, cem' ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhid /a
Abdâlın husüsiyetlerinden biri de şudur: Abdâl, bulunduğu yerdeki toplumdan ayrılırken, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlaka /a yerine kendisi gibi birini bırakır. Bedel Hz. İbrâhim'in ys kalbi üzerinedir. Bu bedellerden her birinin tâbi oldukları ve kendisinden feyz aldıkları birer imamı (önderi) vardır. Abdâlların kırk veya yedi kişi olduğu söylenir. Bunlar ahyârdandır. Her birinin kendi içlerinden imamları vardır. O imam o topluluğun kutbudur
Evtâd, dört kişiden ibârettir. Menzilleri, Doğu, Batı, Kuzey ve Güney olmak üzere âlemin dört tarafıdır. Her birinin makamı bu yönlerdedir. Onların, dördü zâhiri, dördü de bâtıni olmak üzere sekiz ameli vardır. Zâhiri amelleri çok oruç a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tutmak/" tutmak /a , insanlar uykudayken gece ibâdete kalkmak, tâatı çok yapmak, seherlerde istiğfar etmek, bâtıni amelleri ise tevekkül, tefviz, güvenilirlik, teslimiyettir. Onların her birinin kendileri arasından seçilmiş bir kutbu vardır
İmâmân (iki imam) iki kişi olup, biri kutbun sağında, diğeri solunda yer alır. Sağdaki a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/melekut/" meleküt /a âlemine bakar, diğer arkadaşından daha yüksektedir Onlar, vücüd ve beka madeni olan yardımları, kutbun merkezinden rühâni âleme yansıtan bir aynadır. Bu ayna hakkında hiçbir şübhe yoktur. Diğeri ise mülk âlemine bakar. O da diğer kutubdan yansıyan hayvâniyyet maddesinden (duyularla) hissedilebilen âleme dönük bir aynadır. Bu ayna hakkında da şübhe yoktur. Sağdaki 1244 zâk
imam, kutbun halifesidir. Bu iki imamın dört zâhiri, dört de bâtıni amelleri vardır. Zâhiri amelleri zühd, verâ, iyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklamak, bâtıni amelleri ise sıdk, ihlâs, hayâ ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/murakabe/" murâkabedir /a . (Câmi', 4
Bunlar (nukabâ-yı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sufiyye/" süfiyye /a (süfilerin nukabâ tabakası)) süfilerin reisleri olup on amelleri vardır. Bunlardan dört tanesi zâhiri ve altı tanesi de bâtıni amellerdir. Dört zâhiri amelleri şunlardır: kesret-i ibâdet (ibâdet çokluğu), zühdü tahakkuk ettirmek, irâdeden sıyrılmak, mücâhede kuvveti. Altı bâtıni amelleri ise şunlardır: Tevbe, inâbe, muhâsebe, tefekkür, itisam, riyâzet. (Câmi' , 28
