bilinmez. Onları bilmek, ancak ilâhi yardıma bağlıdır. İşte bu, nübüvvet ve velâyet tavrıdır. Bu ikisinin birbirinden ayrı olduğu apaçıktır. Çünkü nebi metbüdur (kendisine uyulur), veli ona tâbi olur ve onun kandilinden aydınlık iktibas eder. (Tedbirât, 208
Nübüvvette peygamberlikte) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlaka /a teklif bilgisinin bulunması gereklidir. Muhaddeslerin konuşmalarında toptan ve baştan teklif yoktur. Bu, bir şeriati temsil eden bir peygamber murâd edilirse böyledir. Ancak mutlak peygamberliğe erişmiş olan peygamberler kasd edilecek olursa, muhaddesler mutlak peygamberliğin bir parçasıdır. Onun vâsıtasıyla vahyedilmiş olan husüslarda şeriat a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a olmayan peygamber, velilerin başı ve Rüh-ı Emin'in (Cebrâil'in 4) aracılığı ile şeriatlarını alan peygamberlerin şeriatlarında olmayan ilâhi isimlerin gerektirdiği makamları bünyesinde toplayan kimsedir. Muhaddesin hâdis (ilhâm) dışında ve bunun sonucu olarak hâller, ameller ve makamlardan başka bir şeyi yoktur. Şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a her peygamber muhaddestir, fakat her muhaddes peygamber değildir. (Fütühât, II, 78
Nübüvvet nedir? (Şudur:), Arşa a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib-olan/" sâhib olan /a yüksek dereceler'in Mü'min, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/velayet-nubuvvet-risalet/" velâyet-nübüvvet-risâlet /a 1183 40/15) — kendisini desteklediği bir mertebedir. Kul o mertebeye sâlih bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâkla /a , halkça güzel görülen ve övülen amellerle yerleşir. Bu amelleri kalbler tanır, nefsler onları reddetmez, akıllar onları a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a eder, bu ameller maksadlara münâsib olur ve hastalıkları giderir. Kullar bu mertebeye varırlarsa, işte bu mertebe, arş sâhibi yüksek dereceler'den oluşan o mertebeyi elde eden herkes için ilâhi ve mutlak haber mertebesidir. Eğer Hakk, bu mertebeye ulaşan kimseye hilâfet ve niyâbet nazarıyla bakarsa fonu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halife/" halife /a ve nâib olarak görürse), Rüh-ı Emin (Cebrâil —aj, Hakk'ın emriyle seçilen halifenin kalbine haberler ilka
