Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

zamana (Tasavvuf Sözlüğü)

kadar öyle tedbir edilmiştir. (Tercümân, 28 Şevk, vuslat (kavuşma) ile diner. O, kalbin gaibe doğru esmesidir, ulaşınca diner. İştiyâk, sevenin sevdiğini bulduğu anda ulaştığı neşeyi bulmak için harekete geçmesidir. O …

kadar öyle tedbir edilmiştir. (Tercümân, 28

Şevk, vuslat (kavuşma) ile diner. O, kalbin gaibe doğru esmesidir, ulaşınca diner. İştiyâk, sevenin sevdiğini bulduğu anda ulaştığı neşeyi bulmak için harekete geçmesidir. O esnâda vecdinin tam neticesine ulaşamaz. Ulaşırsa iştiyâkı söner, çünkü sevdiğine doyamamıştır. His, sevgiliye olan tutkusunu nefste edâ edemez. Seven kimse, deniz suyu içen kimse gibidir. Her içtiğinde harareti artar. (Fütühât, TI, 358

Şevk, ancak bir yönüyle idrâk edilebilen, diğer yönüyle de idrâk edilemeyen bir şey için tasavvur edilebilir. Hiç tasavvur edilemeyen şey, hiçbir zaman özlenmez. Tam mânâsıyla idrâk etmek ise görmekle olur, bu da ancak âhirettedir. (Kudâme, 371

Şevk, nefsin, Sevgili'sinin huzürunda neşesini tamamlamak için harekete geçmesidir. Bu durum, sevginin gereği ve ta kendisidir. Çünkü nefs, sevdiğine a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlaka /a iştiyâk duyar. Şevk, ancak bir tarafı bilinen, diğer tarafı bilinmeyen şeyler için mümkün olabilir. Bu zevk idrâk edilince, seveni harekete geçirir ve idrâk edemediği şeyi de istemeyi başlar. Şevk, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâda /a ve âhirette Allah'la tamamlanmadıkça yok olmaz. (Ravza, 639

Şevk ilâ likaillâh (Allah'a kavuşma özlemi), ölümü istemekle olur. Bu durum (benzeri durumlar) dünyâda genellikle zarar getirecek bir sıkıntı korkusu ânında ya da dinden saptırılma fitnesi ânında olur. Bunlar olmadığı zaman, Allah'a kavuşma şevki olur. (Receb, 309

Şevk, kalbde tutuşan bir ateştir ve kalbin hâlleri kalbe yönelir. (Câmi', 54

Şevk üç kısımdır: Avâmın şevki dünyâyla, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/havassin/" havâssın /a şevki âhiretle, ehass-ı havâssın şevki ise Mevlâ'yla alâkalıdır. Dünyâyı özleyeni cehennem özler. Âhireti özleyeni cennet özler. Mevlâ'yı özleyeni ise Mevlâ özler. (Câmi’, 62

Şevkin lugat mânâsı, kalbin Sevgili'ye kavuşmaya ihtiyaç duymasıdır. Hakikat ehline göre de böyledir. Hatta bazıları şevki iç dünyânın yanıp tutuşması, kalbin ateş alması ve ciğerlerin parçalanması diye târif ederler

Denilmiştir ki: Şevkin alâmeti; bedeni arzuları terk etmektir. Yine denilmiştir ki: Rahat ve huzür içerisinde bile ölümü arzulamaktır. (Câmi', 271

Şevk için bazıları şu târifi yapar: Şevk gönlün yanıp tutuşması, kalbin ateş alması ve ciğerlerin parçalanmasıdır. Bir başkası ise şevki; Kalblerin vecd ile huzüra ermesi ve