Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 4, 2026

Hallaç

Tasavvuf tarihi denince ilk anda akla gelen birkaç isimden biri de Hallac adıyla meşhur Mansuroğlu Hüseyin' dir. Cüneyd'in aksine coşkun bir tasavvufi hayatı temsil eden Hallac'ın bu manevi· sarhoşluğu esnasında …

Tasavvuf tarihi denince ilk anda akla gelen birkaç isimden biri de Hallac adıyla meşhur Mansuroğlu Hüseyin' dir.

Cüneyd'in aksine coşkun bir tasavvufi hayatı temsil eden Hallac'ın bu manevi· sarhoşluğu esnasında ene'l-hak (Ben hakkım) demesi sebebiyle idama mahkum edilmesi, taşlanarak öldürülmesi İslam tarihinde tasvir edilen en hazin olaylardan biridir. Denebilir ki, Hz. lsa'nın çarmıha gerildiğine dair Hıristiyan inancının getirdiği hüznün İslam dünyasındaki karşılığı iki Hüseyin olmuştur: Kerbela'da Hz. Hüseyin, Bağdat'ta Hüseyin (Hallac).

Kuşeyri ona eserinde hiç yer vermezken, Hucviri onu uzun uzun anlatmış, fakat meczub olduğu için görüş ve fikirlerine tabii olmanın mümkün olmadığını söylemiştir. İdam edilen sapık Hallac ile Mutasavvıf Hallac'ın ayrı ayrı şahıslar olduğunu aktaran Hucviri, Bağdat'ta kendilerine "Hallaci" adını veren sapık ve zındıklarla karşılaştığını da ilave etmiştir. Hallac'ın tasavvufi kanaatiarına sufilerin bakışı da farklıdır. Cüneyd gibi bir grup sufi onun hakkında susmayı tercih ederken, baz• sufiler de onun "sırrı ifşa ettiği" için bu sonuçla karşılaştığını söylemiştir. Onu tasvip edenler de bir fitilin daha çok ışık vermesi için başının kesilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir.

İslami edebiyatın "vazgeçilmez" kişilerinden biri de Hallac'tır.