Riyâzü's-Sâlihîn · Haziran 25, 2026

Allah’ı zikretmekle büyük sevaplar ve koruma

Riyazus Salihin Cilt – 6 – Mehmet Yasar Kandemir · ZİKİRLER BÖLÜMÜ Hadis-i Şerif Yine Ebû Hüreyre radıyallâhu anh Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Bir kimse her gün yüz …

Hadîs-i şerîf (Arapça metin)
Riyazus Salihin Cilt – 6 – Mehmet Yasar Kandemir · ZİKİRLER BÖLÜMÜ
Hadis-i Şerif
Yine Ebû Hüreyre radıyallâhu anh Resûlullah sallallâhu
aleyhi ve sellem ’in şöyle buyurduğunu söyledi:
“Bir kimse her gün yüz defa, lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ
şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve âlâ külli şey’in
kadîr, derse, on köle âzâd etmiş kadar sevap kazanır; ona yüz
iyilik sevabı yazılır; yüz günahı bağışlanır; bu zikir o gün
akşama kadar o kimsenin şeytandan korunmasını sağlar. Bu
zikri ondan daha fazla tekrarlayan kimse dışında hiç kimse daha
faziletli bir iş yapmamış olur.” Resûl-i Ekrem sözüne şöyle devam
etti: “Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi-hamdihî
derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi
bağışlanır.
Buhârî, Bed’ü’l-halk 11; Daavât 64, 65; Müslim, Zikir 28. Ayrıca bk.

Râvi
Tirmizî, Daavât 59, 62; İbni Mâce, Dua 14.
Aşağıdaki hadisle birlikte açıklanacaktır.

1414. Ebû Eyyûb el-Ensârî radıyallâhu anh’ den rivayet edildiğine
göre Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir kimse on defa, lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh,
lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve âlâ külli şey’in kadîr,
derse, İsmail aleyhisselâm’ın soyundan dört kimseyi hürriyetine
kavuşturmuş gibi sevap kazanır.”
Buhârî, Daavât 64; Müslim, Zikir 30. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 103.

Açıklama
Her iki hadiste de “Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh,
lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve âlâ külli şey’in kadîr” zikri
tavsiye edilmektedir. Genellikle namazlardan sonra ve dua etmeden
önce okunan bu zikrin mânası şudur: Allah’tan başka ilah yoktur,
yalnız Allah vardır. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na
mahsustur. O’nun gücü her şeye yeter.” Birinci hadis te sözünün
devamında
Resûl-i
Ekrem
Efendimiz’in
tavsiye
buyurduğu
sübhânallâhi ve bi-hamdihî zikrinin anlamı ise “Ben Allah’ı
ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve O’na
hamdederim” demektir.
Hadisimizdeki “Mülk O’nundur” cümlesiyle Cenâb-ı Hakk’ın
muazzam saltanatının yüceliği anlatılmaktadır. Melekler âlemiyle
birlikte bütün kâinat, daha açık bir ifadeyle yaratılmış ne varsa hepsi
O’nun malı, O’nun saltanatının bir parçasıdır. Dolayısıyla bunlar
üzerinde tasarruf etme hakkı da sadece O’nundur. Bir şeyi var
etmek, yok etmek, ele geçirmek, yönetmek, nimet vermek,
cezâlandırmak, büyütmek, küçültmek, yapmak, yıkmak, ağlatmak,
güldürmek, kısaca hükmünü icra etmek sadece O’nun yetkisi
dahilindedir.
Böyle bir varlık her şeye kâdirdir. O’nun gücü her şeye yeter.
Hiçbir yardımcıya, hiçbir vekile ve vasıtaya ihtiyacı yoktur. Her ne
isterse kendi güç ve kudretiyle yapar. O “ol!” der, her şey oluverir.
Şüphesiz mülk ve saltanat, güç ve kudret kime aitse, şânına lâyık
hamd de O’na mahsustur.
Bu zikir ne zaman ve kaç defa okunacak? Bazı rivayetlerde bu
zikrin sabahleyin yapılması tavsiye edilmektedir. Bu ilâve birinci
hadis imizdeki “O gün akşama kadar şeytan kendisine bir fenalık
yapamaz” ifadesine de açıklık getirmektedir. Bu kadar sağlam
olmayan bir başka rivayette de sabah namazından sonra ve
kimseyle
konuşmadan
önce
on
defa
okunması
tavsiye
edilmektedir (Tirmizî, Daavât, 63).
Birinci rivayet te bu zikrin günde yüz defa, ikinci rivayette ise on
defa söylenmesi istenmektedir. Zira herkes her gün bu zikri yüz defa
söylemeye imkân bulamayabilir. Yoğun işi sebebiyle bu zikri
büsbütün terkederek onun sevabından mahrum kalmamak için hiç
değilse
günde
on
defa
söylenmesi
arzu
buyurulmaktadır.
Namazlardan sonra ve dua etmeden önce bu zikri zaten beş defa
söyleyen müslümanların, beş defa daha söyleyerek Efendimiz’in bu
tavsiyesini yerine getirmeleri hiç de zor değildir. Bu zikri günde yüz
defa tekrarlamak isteyenlerin, hepsini aynı zamanda söylemesi de
gerekmez. Şüphesiz en münasibi başlayınca bitirmek ve akşama
kadar şeytandan korunmak için de sabahleyin okumaktır. Zaten bu
zikrin söylenmesi en fazla 7-8 dakika alır. Buna imkânı ve vakti
olmayanlar fırsat buldukça beşer onar defa tekrarlayarak da yüze
tamamlayabilirler
Kazanılacak Sevap Miktarı. Birinci hadis te bu zikri yüz defa
okuyana on köle âzâd etmiş sevabı verileceği söylenirken, ikinci
hadis te rastgele köleler değil de İsmail aleyhisselâm ’ın soyundan on
köleyi âzâd etmiş gibi sevap kazanacağı belirtilmektedir.
Hadisimizdeki “Günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi
bağışlanır” ifadesini, bu konudaki genel kâideye göre değerlendirmek
ve bağışlanan bu hataların küçük günahlar olduğunu bilmek
gerekir. Zira yapılan büyük günahlar Allah Teâlâ’yı ilgilendiriyorsa, o
günahı işleyen kimsenin Mevlâ’sından af dileyip günahına tövbe
etmesi gerekir; şayet günahı kul hakkını ilgilendiriyorsa, kendisine
haksızlık ettiği kimseyi bulup onunla helâlleşmesi, ödemesi gereken
bir şey varsa ödeyip kendini bağışlatması şarttır. Küçük günahlar,
insanın Allah’a karşı sorumlu olup da yapmadığı görevler yüzünden
kazanılır. “Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız,
kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere koyarız” (Nisâ sûresi (4),
31]
âyetinden
de
öğrendiğimize
göre,
küçük
günahların
bağışlanması, büyük günahlardan sakınma şartına bağlıdır.
Hadisten Öğrendiklerimiz
  1. 1Bu zikir Cenâb-ı Hakk’ın kudretini en güzel şekilde ifade
    etmektedir.
  2. 2Elden
    geliyorsa
    günde
    yüz
    defa,
    değilse
    on
    defa
    tekrarlanmalıdır.
  3. 3Bir günde on köleyi hürriyetine kavuşturma sevabı kazanmak,
    amel defterine yüz iyilik kaydettirmek, yüz günahını bağışlatmak ve
    hele günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsini affettirmek,
    üstelik o gün akşama kadar şeytandan korunmak, başka türlü ele
    geçmez bir fırsattır.