
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona zehirli iri keleri öldürmeyi
emretti ve:
“O, İbrahim aleyhisselâm’a ateş üflerdi” buyurdu.
Aşağıdaki hadisle birlikte açıklanacaktır.
1868. Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’ den rivayet edildiğine göre
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Zehirli iri keleri ilk vuruşta kim öldürürse ona şu kadar iyilik
sevabı vardır. Onu ikinci vuruşta kim öldürürse, birincisinden
daha az olmak üzere ona da şu kadar iyilik sevabı vardır. Eğer
bir kimse onu üçüncü vuruşta öldürürse ona da şu kadar iyilik
sevabı vardır.”
Müslim, Selâm 146. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 162-163; Tirmizî,
Sayd 14; İbni Mâce, Sayd 12.
Bir başka rivayete göre de şöyle buyurdu:
“Kim zehirli iri keleri ilk vuruşta öldürürse ona yüz iyilik sevabı
yazılır. İkinci vuruşta öldürene bundan daha az sevap verilir.
Üçüncü vuruşta öldürene de daha az sevap verilir.”
Müslim, Selâm 147.
yenen ve yenmeyen çeşitleri vardır. Araplar iri kelere “sâmmü abraş”
adını verirler. Hadislerde öldürülmesi istenen kelerin işte bu iri, siyah
benekli zehirli türleri olduğu anlaşılmaktadır. Arap dili âlimleri
bunların çok pis ve zararlı olduğunu, kanı bir insanın bedenine
sıçradığı takdirde orada alaca hastalığının meydana geleceğini ifade
ederler.
Birinci hadiste Resûlullah Efendimiz’in zehirli kelerin öldürülmesine
gerekçe
olarak
“O, İbrahim aleyhisselâm ’a ateş üflerdi”
buyurduğu belirtilmektedir. Bir başka rivayette, Hz. İbrahim ateşe
atıldığı zaman bütün hayvanların o ateşi söndürmeye gayret ettikleri,
yalnız zehirli iri kelerin ateşe üfleyerek onu yakmaya çalıştığı (İbni
Mâce, Sayd 12), yani şeytanın oyununa geldiği belirtilmektedir.
Zehirli keleri ilk vuruşta öldürene yüz sevap, bazı rivayetlerde yetmiş
sevap (Müslim, Selâm 147), ikinci ve üçüncü vuruşta öldürene daha
az sevap verilmesi onu öldürmeye, elden kaçırmamaya teşvik etmek
için söylenmiş, bu zararlıyı ortadan kaldırmak sûretiyle insanlara
hizmet eden kimsenin daha çok sevap kazanacağı belirtilmiştir. Hz.
Âişe’nin odasında keler öldürmek için bir mızrak bulundurduğu da
bilinmektedir (İbni Mâce, Sayd 12). Bu zararlı hayvanın Arabistan
gibi sıcak bölgelerde çok bulunduğu, evlere girip yiyeceklere zarar
verdiği ve tuza çok meraklı olduğu anlaşılmaktadır.
- 1“Her zararlı öldürülür” kâidesi gereğince zehirli iri kelerin
öldürülmesi uygun görülmüştür. - 2Peygamber Efendimiz’in bu zararlı hayvanı ilk vuruşta
öldürmenin daha sevap olduğunu belirtmesi, onu elden kaçırmayıp
görüldüğü yerde öldürmeye teşvik etmek içindir. - 3Kelerin, İbrahim aleyhisselâm’ ı yakan ateşe üflemesi bir
gerçeğin ifadesi olabileceği gibi, onun insanoğluna verdiği zararın
mecâzî bir anlatımı da olabilir.

