Riyâzü's-Sâlihîn · Haziran 26, 2026

Mescitler Allah’ın beğenisi, pazarlar ise hoşnutsuzluğu

Riyazus Salihin Cilt – 7 – Mehmet Yasar Kandemir · İLÂHÎ BİR YASAĞI ÇİĞNEYEN KİMSENİN NE DİYECEĞİ Hadis-i Şerif Yine Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’ den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi …

Hadîs-i şerîf (Arapça metin)
Riyazus Salihin Cilt – 7 – Mehmet Yasar Kandemir · İLÂHÎ BİR YASAĞI ÇİĞNEYEN KİMSENİN NE DİYECEĞİ
Hadis-i Şerif
Yine Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’ den rivayet edildiğine göre
Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ’nın bir beldede en beğendiği yer oranın
mescitleri, bir beldede en sevmediği yer de oranın çarşı-
pazarıdır.”
Müslim, Mesâcid 288.

Râvi
Aşağıdaki hadisle birlikte açıklanacaktır.

1846. Selmân-ı Fârisî radıyallâhu anh şöyle dedi:
Şayet yapabiliyorsan, çarşı-pazara ilk giren ve oradan en son çıkan
kimse sen olma! Çünkü orası şeytanın savaş alanı olup bayrağını
oraya diker.
Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 100.
Berkânî Sahîh ’inde bu hadisi şöyle rivayet etmiştir:
Selmân radıyallâhu anh’ den rivayet edildiğine göre Resûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Çarşı-pazara ilk giren ve oradan en son çıkan sen olma!
Şeytan orada yumurtlar ve orada yavru çıkarır.”

Açıklama
Allah Teâlâ’ın en fazla sevdiği yerlerin mescidler olmasının sebebi,
bu mübarek yerlerin sırf O’nun rızâsını kazanmak için samimiyetle
yapılan binalar olmasıdır. Bu tertemiz mekânlar müslümanların yine
ihlâsla, samimi duygularla ibadet etmelerine, kâinatın Rabbine
kulluklarını arzetmelerine vesîle olduğu için son derece değerli
yerlerdir. Cenâb-ı Hakk’ın mescidleri sevmesi demek, bu mübarek
yerlerde kendisine ibadet niyetiyle bulunan kullarına hayır dilemesi,
onların dünya ve âhiret bahtiyarlığını arzu buyurması demektir.
Çarşı-pazarların Cenâb-ı Hakk’ın beğenmediği yerler olmasının en
önemli sebebi, oraların birtakım insanlara hep dünyayı hatırlatması,
dünyayı ön plana çıkarması ve adeta Allah’ı, âhireti unutturmasıdır.
Dünyanın simgesi olan bu mekânlarda insanların, çıkarları uğrunda
her türlü yalanı rahatlıkla söylemesi, Allah’tan korkmadan birbirlerini
aldatmaya çalışmasıdır. İşte bu sebeple Resûl-i Ekrem Efendimiz
çarşı-pazarı savaş meydanına benzetmiştir. Çünkü buradaki
insanların çoğunun hedefi, her ne pahasına olursa olsun dünyalık
kazanmaktır. Dünyalık uğrunda her türlü ahlâksızlığı mübah gören
bu kimselerin, keselerini doldurma uğrunda yapmayacakları şey
yoktur.
İnsanların bu mekânlarda mânevî değerleri bir yana atmalarının,
dünyalık kazanmak için ahlâk dışı her davranışı rahatlıkla
yapmalarının sebebi şeytandır, şeytanın tahrikleridir, onları bu yola
sevketmesidir.
Peygamber
aleyhisselâm
çarşı-pazarı
kinayeli
ifadelerle şeytanın savaş alanı, bayrağını diktiği yer, yumurtladığı
ve yavru çıkardığı mahal olarak göstermekle işte onun bu iğvâsına,
baştan çıkarmasına, diğer bir ifadeyle başarısına işaret etmiştir.
Şeytan ve yardımcıları binbir hîle ve tuzaklarıyla çarşı ve
pazarlarda insanı baştan çıkardıkları için Allah Teâlâ bu mekânları
sevmez. İşte bu sebeple Resûl-i Ekrem Efendimiz saflığı, temizliği,
kimsesizliği ve hele İslâm uğrunda çektiği çileler sebebiyle kendisini
sevip takdir ettiği sahâbîsi Selmân-ı Fârisî’ye, elinden geliyorsa,
şeytanların kol gezdiği bu sakıncalı bölgeye kendisini ilk atan ve
adeta orada bulunmaktan hoşlanıyormuş gibi davranarak oradan en
son çıkan sen olma, diye tavsiye buyurmuştur. Çarşı-pazara helâl
rızık kazanmak, elde edeceği kazancı Allah yolunda harcamak için
gelen kimseler için hadisimizde herhangi bir yasaklama söz konusu
değildir. Şeytan ve avaneleri böyle iyi niyetli kişilere hiçbir zarar
veremez. Bununla beraber iyi niyetli müslüman tüccar çarşı-pazarda
şeytanların varlığını unutmamalı, onların tuzağına düşmemeye
dikkat etmeli, kendisini aldatmalarına hiçbir şekilde fırsat vermemeli,
bunun için de bedeni çarşı-pazarda, ama gönlü camide olmalıdır.
Riyâzü’s-sâlihîn müellifi Nevevî’nin, ikinci hadisin farklı bir rivayetini
es-Sahîh adlı eserinden aldığı Ebû Bekir el-Berkânî, 425 (1034)
tarihinde vefat etmiş olan titiz bir hadis ve fıkıh âlimiydi. Hadis ilmine
karşı beslediği sevgi o kadar fazla idi ki, bu sevgisinin Allah
sevgisine gölge düşürmesinden endişe eder, bu aşırı derecedeki
hadis sevgisinin mûtedil hâle gelmesi için kendisine dua edilmesini
isterdi. Allah ona rahmet eylesin.
Hadisten Öğrendiklerimiz
  1. 1Allah Teâlâ cami ve mescidlerde ibadet için bulunan kullarının
    hayrını ve iyiliğini diler.
  2. 2Çarşı-pazarda dünyalık uğrunda insanları aldatan ve yalan
    söyleyen kimselerin hayır ve iyiliğini dilemez.
  3. 3Meslekleri icabı çarşı-pazarda bulunan kimseler Allah’ı ve âhireti
    unutmamalı, kendisi çarşıda bulunsa bile kalbi mescide yani Allah’a
    bağlı olmalıdır.
  4. 4Bir kimse insanları aldatmasa bile, başkalarının ahlâk dışı
    davranışlarda
    bulunduğu
    çarşı-pazarda
    gereğinden
    fazla
    kalmamalıdır.
  5. 5İslâmiyet helâl kazancı ve ticareti teşvik eder; çarşı-pazarda
    boşu boşuna vakit geçirmeye karşıdır.