Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Ateşte pişmiş eti yemenin hükmü

TAHARET BÖLÜMÜ · 75 – ATEŞTE PİŞMİŞ ETİ YEMENİN HÜKMÜ 187 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Pişmiş) bir koyunun ön budunu yedi ve abdest tazelemeden namaz kıldırdı. …

TAHARET BÖLÜMÜ · 75 – ATEŞTE PİŞMİŞ ETİ YEMENİN HÜKMÜ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

187 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem (Pişmiş) bir koyunun ön budunu yedi ve abdest tazelemeden namaz

kıldırdı. [153]

İZAH

Ketif: Koyunun ayağının gövdeye bitişik olan kısmına denir. Dilimizde ona

kürek kemiği denir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

188 – Muğire bin Şu’be radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir: Bir gece Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e misafir oldum,

(hayvanın) ön yan tarafından et pişirilmesini emr etti ve et pişirildi.

Rasûlullah Efendimiz bıçağı aldı, benim için etten kesmeye başladı. Muğıre

dedi ki: Bilâl, (Habeşi) geldi, namaz vaktinin geldiğini Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem’e haber verdi, dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem elindeki bıçağı bıraktı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Bilâl’e:

“Ne oluyor ki, acele etti, elleri tozlanasıca?” buyurdu. Kalktı, namaz

kıldırmaya durdu.

Enbarî şunu ziyade etti: Bilâl dedi ki: Bıyığım uzamıştı, Rasûlullah (altına)

misvak koyarak onları kısalttı. Veya Rasûlullah “bıyığının altına misvak

koyarak kısaltayım” buyurdu.

İZAH

Bu hadis-i şerif, etin bıçakla kesilmesinin caiz olduğuna delildir. Fakat

temiz su ile su verilmemiş bıçakla sıcak et kesilmemeli, çünkü, bıçak

yapılırken pis su verilirse sıcakla karşılaştıkça suyunu bırakabilir.

Şefre: Enli, ağızlı bıçak demektir.

Teribet Yedâk: Araplar arasında dua için kullanılan bir sözdür.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

189 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem (bir gün) koyun budu yedi,

sonra altındaki sergiye elini sildi sonra da kalktı namaz kıldırdı. [154]

Bu hadis-i, şerif, yemek yedikten sonra elleri yıkamaya imkân olmadığı

anlarda el ve ağzı sabunlu bir bezle silip kuruladıktan sonra namaza

durabileceğine delâlet eder.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

190 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem (Pişmiş bir koyun) budundan ısırıp, yedikten sonra abdest

yenilemeden namaz kıldı. [155]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

191 – Muhammed bin Münkedir radıyallahu anh’dan: Câbir bin Abdullah’ın

şöyle dediğini işittim: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e etle ekmek

sundum (biraz) yedikten sonra abdest suyu istedi, onunla abdest alıp öğle

namazını kıldı. Sonra yemeğin artanını istedi. Onu da yedikten sonra abdest

almadan namaza kalktı. [156]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

192 – Câbir radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in

iki işinden sonuncusu ateşle değiştirilen şeyden (pişirilip yenen etten

dolayı) abdest almamak oldu. [157]

İZAH

Bu ve bundan önce geçen hadis-i şerifler ateşte pişen eti yiyenin abdest

tazelemesinin mecburi olmadığına etin abdesti bozmadığına delildir. Eğer

yenen yemek, diş etlerini tahriş eder, kanatır, kanda ağız suyuna galib

gelirse o zaman abdesti bozulur. Kanamazsa abdest bozulmaz. Bu mesele

Hanefîlere göredir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

193 – Ubeyd bin Sümâmet el-Muradî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

göre şöyle demiştir:

Bize Mısır’da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in eshabından

Abdullah bin El Haris bin Cez’e geldi. Onu, Mısır Camii’nde şöyle

anlatırken işittim. Cez’e bir şahsın evinde yedi kişiden 7. ncisi ben olmak

üzere veya altı kişiden altıncısı ben olmak üzere Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem’le bulunuyorduk. Bilâl uğradı. Namaz için Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’i çağırdı, evden çıktık. (Giderken) tenceresi

ocakta bir kimseye rastladık. Rasûlullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve

sellem ona: “Tenceredeki yemeğin güzelleşti, pişti mi?” buyurdu, o da:

– Evet anam babam sana feda olsun, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem:

Ondan biraz (et) aldı, namaz için başlangıç, tekbirini alıncaya kadar onu

çiğnedi, ben ona bakıyordum, dedi.

İZAH

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sıcak et yediği halde abdestini

yenilemeden namaz kılmıştır. Bu hadis, pişmiş et yiyen kimsenin abdestinin

bozulmayacağına delil olarak sevk edilmiştir.

Bürme: Tenceredir.

Ya’liku: Çiğniyordu demektir.

[121] . Nesi, Kitâb’ut-Tahâret, b. 41, n. 140, s. 88, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 48, n. 422, s. 146, c. 1

[122] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 33, n. 43, s. 62, c. 1

[123] . Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 23, s. 48, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret,

b. 32, n. 42, s. 60, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 29, n. 80, s. 74, c. 1; İbn-

i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 45, n. 411, s. 143, c. 1

[124] . Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 25, s. 48, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 8, n. 237, s. 212, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 22, n. 88 s. 66

[125] . İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 44, n. 48, s. 143, c. 1

[126] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 30, n. 38, s. 56, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, n. 114, c. 1; İbn-i Mâce Kitâb’ut-Tahâret, b. 44, n. 407, s 142, c. 1

[127] . Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 30, n. 40, c. 1; İbn-i Mâce, b. 54, n.

446, s. 152, c. 1

[128] . Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 36, c. 1, s. 53, Kitâbı libas, meğazide;

Müslim- Tahâret b. 22, n. 274, s. 228; Tirmizî, Tahâret, b. 72, n. 97, c. 1, s.

162; Neseî, Tahâret, b. 37, n. 133, s. 83, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 84, n. 545, s. 181, c. 1

[129] . Müslim, Tahâret, b. 23, n. 274, c. 1, s. 230; Tirmizî, E. Tahâret, b. 75,

n. 100, c. 1, s. 170; Neseî, Tahâret, b. n. 78, s. 83

[130] . Buharî, Tahâret, b. 36, s. 53, c. 1; Müslim, Tahâret, b. 22, s. 228, c. 1

[131] . Buharî, Kitâb’us-Salât, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 22, n. 272,

s. 228, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret b. 70, n. 74, s. 157, c. 1; Neseî,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 36, n. 118, s. 81

[132] . Tirmizî, Kitâb’ul-Edeb, n. 2821; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 84,

n. 549, c. 1, Kitâbu Libas, b. 31, n. 262 s. 182, 100 , 1096

[133] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 71, n. 95, c. 1, s. 158; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 86, n. 553, c. 1, s. 183

[134] . İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 87, n. 557 c. 1. s. 184

[135] . Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 74, n. 99, c. 1, s. 167; İbn-i Mâce

Kitâb’ut-Tahâret, b. 88, n. 559, c. 1, s. 185

[136] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 73, n. 98, s. 65, c. 1

[137] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 72, n. 97, s. 162, c. 1

[138] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 39, n. 134 – 135, s. 86, c. 1; Tirmizî,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 38 – 63, n. 50, s. 71, c. 1; İbn-i mâce, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 58, n. 461, c. 1, s. 157

[139] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 6, n. 234, c. 1, s. 209; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 4, n. 148, c. 1, s. 92; İbn-i Mâce Kitâb’ut-Tahâret, b. 60, n. 470,

s. 159, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 41, n. 55, c. 1, s. 77; Abdest

aldıktan sonra Kıble’ye karşı metinde bulunan bu kelimeleri okumak

abdestin adabındandır.

[140] . Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 56, s. 60, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret,

b. 44, n. 60, s. 88, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 38, n. 131, s. 85, c. 1;

İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 72, n. 509, c. 1, s. 170; Ebû Dâvud: Sevr

bu hadis-i Reca’dan işitmemiştir, dedi.

[141] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 25, n. 277, s. 232, c 1; Tirmizî,

Ebvâb’ut-Tahâret, b. 45,N. 61, s. 89, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 38, n.

133, s. 86, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 72, n. 510, s. 170, c. 1

[142] . İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 139, n. 665 – 666, s. 218, c. 1;

Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 10, n. 243, c. 1, s. 215

[143] . İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 139, n. 660, s. 218, c. 1

[144] . Buharî, Kitâb’ut-Tahâret ve Büyu, b. 4, s. 43, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 26, n. 361, s. 276, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 160; İbn-i

Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 74, n. 513, s. 171, c. 1

[145] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 26, n. 362, s. 276, c. 1; Tirmizî,

Ebvâb’ut-Tahâret, b. 56, n. 75, s. 109, c. 1; İbn-i Mhace, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 74, n. 516, s. 172, c. 1

[146] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 170, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b.

63, n. 86, s. 133, c. 1

[147] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 63, n. 86, s. 133, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 69, n. 502, s. 168, c. 1

[148] . Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 61, n. 82, s. 126, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, n. 163; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 63, n. 479, s. 161, c. 1

[149] . Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, B, 62, n. 85, s. 131, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 46, n. 165, s. 100, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 64, n.

483, s. 163, c. 1

[150] . Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 44, n. 58, s. 86, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 67, n. 494, s. 166, c. 1

[151] . İbn-i Mâce, Kitâb’uz-Zebâih, b. 6, n. 3179, s. 1061, c. 1

[152] . Müslim, Kitâb’uz-Zühd, b. 53, n. 2057, s 2272, c. 4

[153] . Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 51, s. 59, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 24, n. 354, s. 273, c. 1

[154] . İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 66, n. 488, s. 164, c. 1

[155] . Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 24, n. 353, s. 273, c. 1; Buharî,

Kitâb’ut-Tahâret, c. 1,; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 49, n. 184, s. 107, c. 1

[156] . Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 59, n. 80, s. 116, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 66, n. 489, s. 164, c. 1; Buharî, Kitâb’ul-Etime, b. 25, s.

206, c. 1

[157] . Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 185, c. 1

[121]. Nesi, Kitâb’ut-Tahâret, b. 41, n. 140, s. 88, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 48, n. 422, s. 146, c. 1

[122]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 33, n. 43, s. 62, c. 1

[123]. Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 23, s. 48, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret,

b. 32, n. 42, s. 60, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 29, n. 80, s. 74, c. 1; İbn-

i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 45, n. 411, s. 143, c. 1

[124]. Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 25, s. 48, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 8, n. 237, s. 212, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 22, n. 88 s. 66

[125]. İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 44, n. 48, s. 143, c. 1

[126]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 30, n. 38, s. 56, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, n. 114, c. 1; İbn-i Mâce Kitâb’ut-Tahâret, b. 44, n. 407, s 142, c. 1

[127]. Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 30, n. 40, c. 1; İbn-i Mâce, b. 54, n.

446, s. 152, c. 1

[128]. Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 36, c. 1, s. 53, Kitâbı libas, meğazide;

Müslim- Tahâret b. 22, n. 274, s. 228; Tirmizî, Tahâret, b. 72, n. 97, c. 1, s.

162; Neseî, Tahâret, b. 37, n. 133, s. 83, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 84, n. 545, s. 181, c. 1

[129]. Müslim, Tahâret, b. 23, n. 274, c. 1, s. 230; Tirmizî, E. Tahâret, b. 75,

n. 100, c. 1, s. 170; Neseî, Tahâret, b. n. 78, s. 83

[130]. Buharî, Tahâret, b. 36, s. 53, c. 1; Müslim, Tahâret, b. 22, s. 228, c. 1

[131]. Buharî, Kitâb’us-Salât, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 22, n. 272,

s. 228, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret b. 70, n. 74, s. 157, c. 1; Neseî,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 36, n. 118, s. 81

[132]. Tirmizî, Kitâb’ul-Edeb, n. 2821; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 84,

n. 549, c. 1, Kitâbu Libas, b. 31, n. 262 s. 182, 100 , 1096

[133]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 71, n. 95, c. 1, s. 158; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 86, n. 553, c. 1, s. 183

[134]. İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 87, n. 557 c. 1. s. 184

[135]. Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 74, n. 99, c. 1, s. 167; İbn-i Mâce

Kitâb’ut-Tahâret, b. 88, n. 559, c. 1, s. 185

[136]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 73, n. 98, s. 65, c. 1

[137]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 72, n. 97, s. 162, c. 1

[138]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 39, n. 134 – 135, s. 86, c. 1; Tirmizî,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 38 – 63, n. 50, s. 71, c. 1; İbn-i mâce, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 58, n. 461, c. 1, s. 157

[139]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 6, n. 234, c. 1, s. 209; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 4, n. 148, c. 1, s. 92; İbn-i Mâce Kitâb’ut-Tahâret, b. 60, n. 470,

s. 159, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 41, n. 55, c. 1, s. 77; Abdest

aldıktan sonra Kıble’ye karşı metinde bulunan bu kelimeleri okumak

abdestin adabındandır.

[140]. Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 56, s. 60, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret,

b. 44, n. 60, s. 88, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 38, n. 131, s. 85, c. 1;

İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 72, n. 509, c. 1, s. 170; Ebû Dâvud: Sevr

bu hadis-i Reca’dan işitmemiştir, dedi.

[141]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 25, n. 277, s. 232, c 1; Tirmizî,

Ebvâb’ut-Tahâret, b. 45,N. 61, s. 89, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 38, n.

133, s. 86, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 72, n. 510, s. 170, c. 1

[142]. İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 139, n. 665 – 666, s. 218, c. 1;

Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 10, n. 243, c. 1, s. 215

[143]. İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 139, n. 660, s. 218, c. 1

[144]. Buharî, Kitâb’ut-Tahâret ve Büyu, b. 4, s. 43, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 26, n. 361, s. 276, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 160; İbn-i

Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 74, n. 513, s. 171, c. 1

[145]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 26, n. 362, s. 276, c. 1; Tirmizî,

Ebvâb’ut-Tahâret, b. 56, n. 75, s. 109, c. 1; İbn-i Mhace, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 74, n. 516, s. 172, c. 1

[146]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 170, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b.

63, n. 86, s. 133, c. 1

[147]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 63, n. 86, s. 133, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 69, n. 502, s. 168, c. 1

[148]. Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 61, n. 82, s. 126, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, n. 163; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 63, n. 479, s. 161, c. 1

[149]. Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, B, 62, n. 85, s. 131, c. 1; Neseî, Kitâb’ut-

Tahâret, b. 46, n. 165, s. 100, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 64, n.

483, s. 163, c. 1

[150]. Tirmizî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 44, n. 58, s. 86, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 67, n. 494, s. 166, c. 1

[151]. İbn-i Mâce, Kitâb’uz-Zebâih, b. 6, n. 3179, s. 1061, c. 1

[152]. Müslim, Kitâb’uz-Zühd, b. 53, n. 2057, s 2272, c. 4

[153]. Buharî, Kitâb’ul-Vudu, b. 51, s. 59, c. 1; Müslim, Kitâb’ut-Tahâret,

b. 24, n. 354, s. 273, c. 1

[154]. İbn-i Mâce, Kitâb’ut-Tahâret, b. 66, n. 488, s. 164, c. 1

[155]. Müslim, Kitâb’ut-Tahâret, b. 24, n. 353, s. 273, c. 1; Buharî,

Kitâb’ut-Tahâret, c. 1,; Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, b. 49, n. 184, s. 107, c. 1

[156]. Tirmizî, Ebvâb’ut-Tahâret, b. 59, n. 80, s. 116, c. 1; İbn-i Mâce,

Kitâb’ut-Tahâret, b. 66, n. 489, s. 164, c. 1; Buharî, Kitâb’ul-Etime, b. 25, s.

206, c. 1

[157]. Neseî, Kitâb’ut-Tahâret, n. 185, c. 1

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir şahıs gelerek ey Allah’ın

Rasûlü: Temizlik nasıl yapılır? (Abdest nasıl alınır) diye sordu, bir çanakta

su getirin buyurdu. (Çanakta su getirdiler) üç kere elini, üç kere yüzünü,

üçer kere kollarını yıkadı. Başına meshetti. Şahadet parmaklarını

kulaklarına sokup baş parmağı ile kulağının dışlarını, şehadet parmağı ile de

içlerini meshetti. Sonra da üç kere ayaklarını yıkadı da işte abdest böyledir.

Kim bu şekilden fazla veya eksik ederse kötülük ve zulüm etmiş olur veya

zulüm ve kötülük yapmış olur buyurdu. [121]

136 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem ikişer ikişer (yıkayarak) abdest aldı. [122]

İbn-i Abbas bize Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem nasıl abdest alırdı

size göstermemi sever misiniz? Dedi. Su bulunan bir çanak istedi (çanağı

getirdiler) sağ avucu ile bir avuç su alıp ağzına burnuna su verdi iki eliyle

bir avuç daha aldı (onunla yüzünü yıkadı bir daha avuçladı onunla sağ

kolunu, bir daha avuçladı, onunla da sol kolunu yıkadı sonra bir avuç su

alarak elini silkti (kalan yaşlıkla) başını ve kulaklarını meshetti. Bir avuç su

daha alıp nalinli olduğu halde, sağ ayağı üzerine döktü, elinin biri ayağının

altında, diğeri üstünde (olmak üzere) oğuşturdu, sol tarafını da aynen öyle

yaptı. [123]

140 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem şöyle buyurdu: “Biriniz abdest alırken burnuna su alsın sonra (sol

eliyle) atsın.” [124]

141 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre; Peygamber

sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Burnunuza iki veya üç kere dolu

dolu su çekerek dışarı atın (iyice temizleyin).” [125]

“Ravi diyor ki: Emret demekle sana itaat için nasihat et” demek istedi.

“Eğer onda hayır varsa nasihatını kabul eder, sakın cariyelerni dövdüğün

gibi aileni dövme” buyurdu. Ey Allah’ın Rasûlü, bana abdestten haber ver

dedim. “Abdesti tam yap, parmaklarının arasını hilâlle, burnuna suyu fazla

çek, oruçlu olduğun vakit müstesna,” buyurdu. [126]

148 – Müstevrid bin Şeddad radıyallahu anh’dan, Peygamber sallallahu

aleyhi ve sellem abdest aldığı vakit (elinin) küçük parmağı ile ayak

parmaklarını oğuşturduğunu gördüm. [127]

(Üzülmeyin) “isabet ettiniz veya güzel yaptınız” buyurdu. [128]

Ben onu Muğire’nin oğlundan işittim dedi. [129]

Şa’bi dedi ki: Urve bu hadis-i babasından bizzat müşahede ettiğini,

babasının da Rasûlullah’dan müşahede ettiğini kesinlikle ifade etti. [130]

154 – Ebi Zür’a bin Âmr bin Cerir radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

göre: İdrarını yapıp sonra abdest alarak mestleri üzerine mesh etti ve: Ben

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem mestleri üzerine mesh ederken

gördüm. Beni (Mestlerime) mesh etmekten hangi şey alıkoyabilir? O,

(Senin Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in mesh ettiğini görüşün)

Maide sûresinin inişinden önce imiştir dediler. Cerir de, Ben Maide

sûresinin inişinden sonra Müslüman oldum cevabını verdi. [131]

Eb Dâvud dedi ki; bu hadis ehl-i Basra’nın rivâyet de teferrud ettikleri

hadislerdendir. [132]

Ebû Dâvud şöyle dedi: Mensur bin Mu’temir, İbrihim et-Teymi’den aynı

İsnâdla rivâyet etti. (Eğer biz, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den

ziyade isteseydik, bize ziyade ederdi) dedi. [133]

Ebû Dâvud dedi ki; bu hadisin İsnâdında ihtilaf olundu. İsnâdı kuvvetli

değildir. [134]

159 – Muğire Bin Şu’be radıyallahu anh’dan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem abdest aldı, çorapları ve nalınları üzerine mesh

etti. [135]

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem mestleri üzerine mesh ederdi. (Bu

hadisin senedinde geçen) Muhammed bin Sabbah’tan başka râviler

“mestlerin üst kısmına diye” rivâyet ettiler. [136]

Ebû Dâvud dedi ki: Bana ulaştığına göre Sevr bin Yezid şu hadis-i

Reca’den işitmemşitir. [137]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem idrar yaptığı vakit abdest alır ve

(Abdest sonunda eline az su alır) eteğine saçardı dedi. [138]

Muaviye bin Sâlik şöyle dedi: Rabia bin Yezid Ebû İdris’ten o da, Ukbe bin

Âmir’den rivâyetle bana haber verdi. [139]

Enes bin Mâlik’e Abdestten sordum. Enes: Peygamber sallallahu aleyhi ve

sellem her namaz vakti abdest alırdı. Biz ise bir çok vakti bir abdestle

kılardık dedi. [140]

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’nin fethi günü bir abdestle

beş vakit namaz kıldı, ve mestleri üzerine meshetti. Hz. Ömer radıyallahu

anh Peygamberimize, şimdiye kadar yapmadığınız bir şeyi yaptığınızı

görüyorum dedi. Peygamberimiz: “Onu kasden (bile bile) yaptım.”

buyurdu. [141]

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e birisi geldi. Abdest aldı,

ayağında tırnak kadar kuru yer bıraktı. Peygamber sallallahu aleyhi ve

sellem ona “dön abdestini güzel al.” buyurdu. [142]

– Ayağında suyun isabet etmediği dirhem kadar kuru yer kalan bir şahsı

namaz kılarken gördü. Ona abdestini ve namazını yenilemesini emir

buyurdu. [143]

Bir şahıs namazda oturağında kıpırtı bulur da (Abdest hakkında) şüpheye

düşerse diye, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e şikâyet olundu.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem “Ses işitmedikçe veya koku

duymadıkça namazı bozmasın.” buyurdu. [144]

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Biriniz namazda iken oturağında

kıpırtı hissedip abdesti bozuldu mu? Bozulmadı mı? Bilemez. Müşkül

durumda kalırsa, ses işitip veya koku duyuncaya kadar namazı bırakmasın.”

buyurdu. [145]

178 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber

sallallahu aleyhi ve sellem Aişe radıyallahu anha’yı öptü de abdestini

yenilemedi. [146]

179 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet olunduğuna göre; Peygamber

sallallahu aleyhi ve sellem kadınlarından birini öptü de abdest almadan

namaza gitti, dedi. Urve: (Hazreti Aişe’ye) öyle ise o sensindir dedim. O da

güldü. [147]

“Kim Kamışına dokunursa abdest alsın” dediğini işitmiş, bana haber verdi,

dedi. [148]

182 – Kays’ın babası Talk radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına geldik. Bedeviye

benzer birisi de geldi. Ey Allah’ın elçisi bir kimse abdest aldıktan sonra

edep yerine elini sürerse abdesti hakkında ne buyurursun dedi. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz O, ondan bir parçadan başka bir şey

değildir. Veya ondan bir et parçasıdır buyurdu. [149]

– “Koyun ağılında kılın. Çünkü koyun berekettir.” buyurdu. [150]

185 – Ebû Said radıyallahu anh’dan rivâyet olunmuştur. Peygamber

sallallahu aleyhi ve sellem bir delikanlıya koyun yüzerken rast geldi, Rasûl-

i Ekrem ona: “Öte git (koyun nasıl soyulur) sana göstereyim,” buyurup,

elini etle deri arasına koltuğuna kadar gömülecek şekilde soktu, sonra

abdest tazelemeden cemaata namaz kıldırdı. [151]

186 – Câbir radıyallahu anh’dan: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem

Avalinin bir yerinden inerek çarşıya girdi Etrafında insanlar da vardı.

Kulakları bitişik ve küçük bir oğlak ölüsüne rastladı. Onu kulaklarında

kavrayıp tuttu ve “Hanginiz bunun kendisine ait olmasından hoşlanır,”

buyurdu. Râvî hadis-i sevk etti. [152]

187 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem (Pişmiş) bir koyunun ön budunu yedi ve abdest tazelemeden namaz

kıldırdı. [153]

189 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem (bir gün) koyun budu yedi,

sonra altındaki sergiye elini sildi sonra da kalktı namaz kıldırdı. [154]

190 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem (Pişmiş bir koyun) budundan ısırıp, yedikten sonra abdest

yenilemeden namaz kıldı. [155]

191 – Muhammed bin Münkedir radıyallahu anh’dan: Câbir bin Abdullah’ın

şöyle dediğini işittim: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e etle ekmek

sundum (biraz) yedikten sonra abdest suyu istedi, onunla abdest alıp öğle

namazını kıldı. Sonra yemeğin artanını istedi. Onu da yedikten sonra abdest

almadan namaza kalktı. [156]

192 – Câbir radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in

iki işinden sonuncusu ateşle değiştirilen şeyden (pişirilip yenen etten

dolayı) abdest almamak oldu. [157]