Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Devlet başkanının müşriklerden gelen hediyeleri kabul etmesi

-4. CİLT- · 35 – DEVLET BAŞKANININ MÜŞRİKLERDEN GELEN HEDİYELERİ KABUL ETMESİ 3055 – Abdullah el-Hevzenî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

-4. CİLT- · 35 – DEVLET BAŞKANININ MÜŞRİKLERDEN GELEN HEDİYELERİ KABUL ETMESİ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3055 – Abdullah el-Hevzenî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in müezzini Bilal’e Haleb’te rast

geldim. Ben, “Ya Bilal Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in geçimi

nasıldı, bana anlat” dedim.

Bilal, “Onun bir şeyi yoktu” dedi. Allah onu Peygamber gönderdiği günden

vefatına kadar nafakasıyla ben görevliydim, ona bir Müslüman gelir çıplak

görür, bana emreder, ben de gider (birinden) ödünç isterdim. Onunla o

Müslümanlara cüppe alır giydirirdim ve onu doyururdum. Ve hatta

müşriklerden bir adam beni karşıladı ve; “yâ Bilal benim imkanım geniş,

benden başka kimseden ödünç alma” dedi. Ben de öyle yaptım. Günlerden

bir gün abdest aldım sonra namaz için ezan okumak üzere kalktım, bir de ne

göreyim o müşrik bir tüccar topluluğu içersinde karşıma geldi ve beni

görünce “Ey Habeşli”, diye seslendi ben “buyurun” dedim. Beni çirkin bir

suratla karşılayıp bana ağır sözler söyledi. Bana seninle ay (sonu) arasında

kaç gün var, dedi. Ben yakındır, dedim. Müşrik; seninle ay arasında dört

gün var üzerindeki borç yerine seni alırım, daha önce olduğu gibi seni

koyun gütmeye gönderirim, dedi. İnsanların nefsini alan üzüntü beni de

aldı. Yatsı namazını kıldığım zaman Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,

ailesine döndü, yanına girmeye izin istedim. Girmeme izin verdi.

Ya Rasûlallah, annem babam sana feda olsun, kendisinden borç aldığım

müşrik bana şöyle şöyle dedi, sizin yanınızda borcumu ödeyecek bir şey

yok, ben de de yok, bu benim kepâze bir duruma düşmem demektir. Bana

izin ver Allah Rasûlünü rızıklandırıp borcumu ödeyecek duruma gelene

kadar şu Müslüman olmuş kabilelerden birine gideyim, dedim. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’in yanından çıktım. Ta evime geldim. Kılıcımı,

dağarcığımı, nalinimi ve kalkanımı baş ucuma koydum, yalancı şafağın

direk gibi beyazlığı açılınca gitmek istedim.

Bir de bir adam hem koşuyor, hem yâ Bilal, Rasûlullah seni istiyor, gel diye

çağırıyordu, gittim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e vardım. Bir de

ne göreyim çöktürülmüş dört binek (deve) üzerlerinde yükleri de vardı.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den girmeye izin istedim. Bana,

“Müjde yâ Bilal Allah senin borcunu ödeyecek malı getirdi” dedi. Sonra,

“çökertilmiş dört binit develerini görmedin mi” dedi. Ben, “Evet” dedim.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Onların kendileri ve üstlerinde

olanlar senindir. Onların üstünde giyecek ve yiyecek var. Bunları bana

Fedek reisi hediye etmiş, bunları al borcunu öde” buyurdu. Ben de öyle

yaptım.

Hadisin devamını zikretti. Sonra şunları anlattı. Sonra mescide gittim, bir de

ne göreyim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, mescitte oturuyordu, ona

selam verdim. “Yanındaki mal ne yaptı (ödedi mi?)” dedi. Ben de, “Evet

Allah Teala, Rasûlü üzerinde olan bütün borçlarını ödedi, hiçbir şey

kalmadı, dedim. Ondan beni rahata kavuşturmaya bak (onları dağıt)

onlardan beni rahata kavuşturmadıkça (onları dağıtıp fikrimi ondan

temizlemedikçe) ailelerimden hiçbirinin yanına girmeyeceğim, buyurdu.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, yatsı namazını kılınca beni çağırdı.

“Yanındaki mal ne oldu?” dedi. O, benim yanımda bize hiçbir (ihtiyaç

sahibi) kimse gelmedi, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,

geceyi mescitte geçirdi (ehline gitmedi), dedi.

Hadisin kalan kısmını anlattı ve şöyle devam etti. (Ertesi gün) yatsı

namazını kıldığı vakit beni çağırdı. Yanındaki mal ne oldu” dedi. Ben Allah

seni ondan rahata kavuşturdu ya Rasûlallah, dedim. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem, o mal yanında iken ölüm gelip çatacağından korkusundan

tekbir getirdi, hamd etti. Sonra ben onu takibe koyuldum. Hanımlarının

yanına geldiği vakit birer birer hanımlarına selam verdi ve yatağına vardı,

işte senin bana kendisinden sorduğun Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem’in geçimi budur.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3056 – Bir rivâyette, “Borcumu ödeyecek bir şey yok” sözü üzerine dedi ki:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu isteğime sukutla cevap verdi.

Sükutu bana ağır geldi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3057 – Iyaz bin Hımar radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir dişi deve hediye ettim.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Müslüman oldun mu” buyurdu.

Ben, “Hayır” dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Ben

müşriklerin hediyesini almaktan nehy olundum” buyurdu. [24]

İZAH

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Iyaz bin Hımar’ın hediyesini kabul

etmeyişinin bazı sebepleri vardı. Evvela onun hediyesini red ederek onu

İslam’a teşvik etti. Sonra hediye gönülde sevgi meydana getirir.

Peygamberin gönlünde bir müşrikin sevgisinin bulunması uygun düşmezdi.

Gerçi Peygamber Efendimiz Necaşi’nin hediyesini kabul etmişti. Necaşi ise

müşrik değil ehl-i kitap idi. Ehl-i kitabın yemeği yenebilir, kızları da

nikahlanabilir. Ama müşriklerin kızları nikahlanamaz. (Maalim-üs-Sünen,

c. 4, s. 258)