Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Esirin bağlanması

CİHAD BÖLÜMÜ · 124 – ESİRİN BAĞLANMASI 2677 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre diyor ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim. “Aziz ve Celil olan …

CİHAD BÖLÜMÜ · 124 – ESİRİN BAĞLANMASI

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2677 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre diyor ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim. “Aziz ve Celil olan Rabbimiz, cennete zincirlerle çekilen bir cemaatten hoşnut olmuştur.” [465]

İZAH

Allah (c.c) hazretlerinin bir şeyden hoşnut olması o şeyden razı olması ve onun ehemmiyetinin büyük olduğunu bildirmesi demektir. Zincirlerle cennete çekilenler Müslim olduğu halde esir düşüp zincire bağlanan sonra da düşman yurdunda ölenlerdir. Veya müslümanlara esir düşüp sonra müslüman olarak hidayete eren kafirlerdir ki, kafir olarak esir oluyor. Zincire vuruluyor, sonra mü’min olarak cennete giriyor.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2678 – Cündeb bin Mekîs radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Abdullah bin Galib el-Leysî’yi bir seriyyenin başında gönderdi. Ben de, o seriyyenin içinde idim. Onlara Kadid mevkiinde bulunan Benî Mülevvah (kabilesi) üzerine müteferrik koldan baskın yapmalarını emir buyurdu. Yola çıktık. Kadid mevkiine geldiğimizde Haris bin el-Bersa el-Leysî ile karşılaştık, onu yakaladık, o ancak ben İslam arzusuyla geldim, ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gitmek için yoka çıktım, dedi. Biz de ona eğer müslüman isen bizim bir gece ve bir gündüz seni bağlamamız sana zarar vermez. Eğer müslüman değil isen senden emin olalım (diye bağlıyoruz dedik.) Neticede onu sımsıkı bağladık. [466]

İZAH

Cündeb bin Mekis radıyallahu anh ehli Medine’den sayılır. Askerî kendisini sahabe arasında zikretmiştir. (Tehzib et-Tehzib, c. 2, s. 119)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2679 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre diyor ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Necid tarafına atlı süvari gönderdi. Benî Hanif’ten Yemame halkının ulusu, Semame bin Üsal denen kimseyi tutup getirdi. Onu Mescid-i Nebevî’nin direğine bağladılar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, onun yanına çıktı ve “Ya Semame içinde taşıdığın gerçek düşünce nedir? Benim sana nasıl muamele edeceğimi zannediyorsun?” buyurdu. O, ya Muhammed içimdeki hayırdır. “Senin hayırlı iş yapacağını zannediyorum. Eğer öldürürsen, öldürmeye hak kazanmış birini öldürmüş olursun, eğer af eder, nimete kavuşturursan şükreden birini nimete kavuşturmuş olursun. Eğer mal istersen iste, sana dilediğin kadar mal verilir,” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onu öylece bıraktı, ertesi sabah olunca tekrar ona, “Ey Semame içinde taşıdığın gerçek düşünce nedir?” dedi. Bir gün önceki sözün benzerini tekrar etti. Ertesi gün olunca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Semameyi çözünüz,” buyurdu. (Çözdüler) Mescide yakın bir hurmalığa gitti, orada gusl etti. Sonra mescide girdi ve Eşhedüenlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve Rasûlühü diye şehadet okudu. Bu hadisi bu şekilde Kuteybe nakletti. İsa bin Hammad el Mısrî dedi ki: Bize Leys haber verdi ve (zâdem yerine) Za zimme (hürmet sahibi) dedi. [467]

İZAH

Zâ zimme: Hürmet ve saygı sahibi demek. Zâ dem: Kan davalarını talep eden kimseyi veya kanı akıtılmaya layık kimseyi demek olur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2680 – Yahya bin Abdullah bin Abdurrahman bin Sa’d bin Zürare radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Esirler (Medine’ye) getirildiği vakit (Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımı) Sevda binti Zema, Afrâ ailesinin (o anda) yanında bulunan Avf ve Muavvız isimli oğullarının yanında idi. Bu olay kadınlara örtü farz kılınmadan önce idi. Sevda radıyallahu anha diyor ki: Vallahi esirler getirildiğinde ben onların yanında idim. Yanıma gelindi ve şu esirler (Bedir’den) getirildi denildi. Ben de evime döndüm. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem evde imiş, (eve gelmiş) bir de ne göreyim, Ebû Yezid Süheyl bin Amr odanın bir köşesinde, elleri bir iple boynuna cem edilmiş, bağlanmış olarak durmakta, Râvî sonra hadisi zikretti. Ebû Dâvud dedi ki: Hadiste adları geçen Avf’la Muavviz, Ebû Cehil bin Hişam’i öldürdüler ona cevap verdiler. Fakat onu tanıyamamışlardı. Bedir günü her ikisi de şehid edildiler.