CİHAD BÖLÜMÜ · 2 – HİCRETİN SONA ERİP ERMEDİĞİ



2479 – Muâviye radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre, dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın şöyle dediğini işittim, “Tevbe kesilene kadar, hicret kesilmez. Güneş battığı yerden doğana kadar, tevbe kesilmez. (Kabul kapıları kapanmaz.)” [350]


2480 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Mekke’nin fethedildiği, fetih günü, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “(Fetihten sonra) hicret yok, lâkin cihâd ve niyet var, harbe davet olunduğunuz vakit, hep birden ona koşun.” [351]
İZAH
Mekke fethedilmeden Medine’yi tehdid eden kuvvetlerden biri Kureyş’ti. Mekke fethedilince Kureyş bertaraf edilmiş oldu. Fetihten önce hicret vâcib iken ondan sonra hicret müstehab oldu. Her ne zaman Müslümanların bir kuvvet olma teşebbüsleri olur, düşman Müslümanların yurdunu alıp zulmederse, o zaman İslâm yurduna, Müslümanların yanına kaçmak zarûri olur.




2481 – Amr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Abdullah bin Ömer’in yanında bir cemaat vardı. O’na bir adam gelip yanına oturdu ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’dan işittiğin bir hadisi bana haber ver, dedi. Abdullah bin Ömer: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın şöyle dediğini işittim, dedi. “Gerçek Müslüman, Müslümanlar elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. Allah’ın nehyettiği şeylerden uzak kalan kimsedir.” [352]

