FERÂİZ BÖLÜMÜ · 12 – VELÂ




2915 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Mü’minlerin annesi Aişe radıyallahu anhâ bir cariye satın alıp azat etmek istedi. Cariyenin sahibi, onun velîlik hakkı bize ait olmak şartı ile satarız, dedi. Aişe radıyallahu anhâ, bunu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e zikretti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onun öyle söylemesi cariyeyi almaktan seni alıkoymasın. Gerçekten velâyet hakkı azat edene aittir,” buyurdu. [609]
İZAH
Bir kimse bir esiri azat etmişse, azat edilenin velâsı azat edene ait olur. Azat edilen ölür, vârisi kalmazsa malı azat edene verilir.


2916 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Velâ, (köleyi hürriyetine kavuşturmak için gereken) parayı veren ve (hürriyete kavuşturmak) nimetine sahip olana aittir,” buyurdu. [610]











2917 – Amr bin Şuayb’ın dedesi Abdullah bin Amr’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Riyâb bin Huzeyfe, bir kadını nikâhladı. O kadından üç oğlu dünyaya geldi, oğullarının anası öldü. Çocukları kadının evlerine, azat ettiği kimselerin velâsına vâris oldular. Amr bin Âs kadının oğullarının asabesi (yalınız vâris olduğunda malın tamamını alabilecek en yakın akrabaları) idi. Amr onları Şam’a götürdü. (Şam’da taundan) öldüler. Bunun üzerine Amr b. Âs geri geldi ve o sırada kadının hürriyetine kavuşturduğu bir kölesi (geriye) bir miktar mal bırakarak öldü. Amr’da bu mallara vâris olarak el koydu. Kadının oğlan kardeşleri Ömer bin Hattab’a, Amr bin Âs’ı dava ettiler. Ömer radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Çocuğun veya annesinin topladığı mal asabesi kimse ona aittir,” buyurdu dedi. Râvî dedi ki: Ömer radıyallahu anh, Amr bin As’a bir mektup yazdı. Mektup Abdurrahman bin Avf Zeyd bin Sabit ve başka bir kimsenin şahitliğini taşıyordu. Abdulmelik, halifelik makamına geçtiği vakit. Kadının kardeşleri, Hişam bin İsmail’e veya İsmail bin Hişam’a dava ettiler. O da onların davasını Abdulmelik’e havale etti. Abdulmelik: Şu benim gördüğüm hükümlerdendir. Amr dedi ki: Abdulmelik bize Hazreti Ömer’in mektubu ile hükmetti. Biz şu ana kadar o hükme göre amel ede geldik,” [611]

