CİHAD BÖLÜMÜ · 62 – YEDEK HAYVANLAR





2568 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Şeytanlar için deve, şeytanlar için ev vardır. Ama şeytanlar için olan deveyi muhakkak ben gördüm. O da, sizden biriniz iyice beslediği yedek devesini kendisiyle birlikte çıkarır. Onlardan hiç birine binmez. Devesi ölmüş yolda kalmış bir din kardeşine rastlar onu da devesine bindirmez. (İşte şeytanlar için olan deve budur) ama şeytanlar için olan evi görmedim.” Ravilerden Said şöyle derdi: Öyle zannediyorum ki; şeytanlar için olan evler ancak şu dibaçla bezenmiş (develerin yanlarına yükletilip içine kadınların bindiği) nasın örttüğü (hevdeç denilen) kafeslerdir.
İZAH
Hayvanın sırtında lüzumsuz durup onu rahatsız etmek, uygun bir davranış değildir. Lüzumlu anlar tabiî bunun dışında kalır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Arafat’ta, vakfesini devenin sırtında yapmıştı. Yedek vasıtası olduğu halde yolda kalmış din kardeşine yardım etmemek tabiî şeytânî bir gururun eseridir. Bir de, seferde kadınların binmesi için ve develerin yanlarına yükletilen adına hevdeç denen kafeslerin kibir için dibaçla ziynetlenmesi, o da şeytânî bir duygunun eseridir.

