Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Yeminler ve nezirler bölümü

NEZİRLERBÖLÜMÜ · 16 – YEMİNLER VE NEZİRLER BÖLÜMÜ Eymân yeminin çoğuludur, yeminler demektir. Aslında yemin sağ ele denir. Araplar arasında bir şeye yemin edildiğinde sağ elle birbirlerine tutuşurlardı. Bunun için …

NEZİRLERBÖLÜMÜ · 16 – YEMİNLER VE NEZİRLER BÖLÜMÜ

Eymân yeminin çoğuludur, yeminler demektir. Aslında yemin sağ ele denir. Araplar arasında bir şeye yemin edildiğinde sağ elle birbirlerine tutuşurlardı. Bunun için bu ad verilmiştir. Yeminlerin üç şekli vardır. Geçmişte olan şeylere, yalan yere yapılırsa ona “Yemin-i Gâmus” denir. Şu işi şöyle yapacağım veya şöyle yapmayacağım, diye yemin ederse şartlı olduğu için bu yemine, “Yemin-i Mün’akıde” denir. Rastgele vallahi şöyle, vallahi böyle diye yapılan yeminlerle, doğru zannettiği gibi çıkmazsa ona da, “Yemin-i Lağv” denir. Yemin-i Gâmus keffaretle ödenemez. Yemin-i Lağıvda keffaret gerekmez. Tevbe ve istiğfar eder, Yemin-i Mün’akıde bozulursa keffaret gerekir. Nüzûr: Nezir kelimesinin çoğuludur. Nezir; bir olay sebebi ile üzerine vacip olmayan bir şeyi üzerine vacip kılmaktır