DAVALAR BÖLÜMÜ · 17 – BEDEVÎNİN YERLEŞİK HALK ALEYHİNDEKİ ŞAHİTLİĞİ


3602 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işitmiş: “Bâdiyede oturanın köyde oturan aleyhindeki şahitliği caiz değildir.”
İZAH
Bâdiyede oturanların belli bir konak yerleri yoktur. Hayvanların otladığı yerlerde çadır kurarak dolaşırlar. Belli bir karargahları olmadığı için ilim tahsil etme imkanları da yoktur. Çoğu cahildirler. Şahadet usullerine vakıf değillerdir. Köyde oturanlar ise bu mahrûmiyetten berîdirler. Bundan dolayı şahitlik usullerini bilenler var iken bu bilmeyenlerin şahitliğinin caiz olmayacağı bildirilmiştir. Eğer bâdiyede oturan bilgili bir kimse ise, köylüye de şehirliye de şahitlik edebilir. Bütün ilim adamlarının görüşü de budur. Ahmed bin Hanbel ve İmam Malik hazretleri bu hadisle amel ederler. Sahrâda yaşayan, köy ve şehirde oturan hakkında şahitlik edemez derler. (Maalim-üs-Sünen, c. 5)

