Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 30, 2026

Efsun nasıl yapılır

TIP BÖLÜMÜ · 19 – EFSUN NASIL YAPILIR 3890 – Abdulaziz bin Suhayb radıyallahu anh’dan rivayetle Enes radıyallahu anh, (Sabit’e) şöyle dedi: Seni Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in efsunu ile …

TIP BÖLÜMÜ · 19 – EFSUN NASIL YAPILIR

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3890 – Abdulaziz bin Suhayb radıyallahu anh’dan rivayetle Enes

radıyallahu anh, (Sabit’e) şöyle dedi:

Seni Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in efsunu ile efsunlamayım mı?

Sabit, “elbette”, dedi. Enes dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

şöyle buyurdu: “Ey insanların Rabbi, şiddetleri gideren Allah’ım şifâ ver,

çünkü şifâ veren sensin. Senden başka şifâ veren yoktur. O’na hiçbir

hastalık bırakmayacak şifâ ver.” [496]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3891 – Osman bin Ebî’l-As radıyallahu anh’dan: O, Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem’e geldi. Osman dedi ki: Bende bir hastalık var, nerdeyse

beni helak edecek. Dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, şöyle

buyurdu: “Onu sağ elinde yedi defa oğuştur, sıvazla ve bulduğum şu ağrının

şerrinden Allah’ın kudret ve izzetine sığınırım de.” Osman dedi ki: Bunu

yaptım, Aziz ve Celil olan Allah, bende olan ağrıyı giderdi, bunun üzerine o

günden beri ben ehlime başkalarına bu duaları tavsiye ediyorum. [497]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3892 – Ebû’d-Derdâ radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim, demiştir. “Sizden

biriniz bir şeyden rahatsız olursa veya onun bir kardeşi, rahatsız olursa

hükmü semayı kuşatan Rabbımız olan Allah’tır, ismin mukaddestir, emrin

sema ve arzdadır. Semada rahmetin bulunduğu gibi rahmetini arzda da kıl.

Bizim günah ve hatalarımızı mağfiret eyle, sen iyi davranan (peygamberler

ve meleklerin) Rabbısın. Şu ağrıya rahmetinden bir rahmet ve şifalardan bir

şifâ ver, desin, iyi olur.” [498]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3893 – Amr bin Şuayb’ın dedesinden; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

ashaba korkudan kurtulmak için (şu) kelimeleri öğretiyordu: “Allah’ın

gazabından kullarının şerrinden şeytanların vesveselerinden ve şeytanların

hazır olmasından Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım.”

Abdullah bin Amr oğullarından aklı erenlere bunu öğretir, aklı ermeyenlere

ise bunu yazar üzerine asardı. [499]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3894 – Yezid bin Ebû Ubeyd radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

şöyle dedi: Seleme’nin inciğinde bir kılıç yarası gördüm, bu nedir diye

sordum. Seleme şöyle dedi: Hayber harbi sırasında bana isabet eden bir

yaradır. İnsanlar Seleme öldürüldü, dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem davet edildi. Bana üç nefesle nefes etti. Nihayet şu vakte kader

hiçbir rahatsızlık duymadım. [500]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3895 – Aişe radıyallahu anhâ’dan rivayetle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem: “Bir kimse hastalandığı vakit (önce) tükrüğü ile toprağa bir çizgi

çizerdi. Râvi bu işareti göstermek için kendisi de tükrük ile toprağa çizdi.

Sonra şöyle buyururdu:

“Yerimizin toprağı, bazılarımızın tükrüğü ile Rabbimizin izni ile

hastalarımıza şifâ verir” derdi. [501]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3896 – Hârice bin Salt et-Temîmî radıyallahu anh’ın amcası (Ilâka bin Sıhar

el-Selîtî) radıyallahu anh’dan: O, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e

gelerek Müslüman oldu, sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in

yanından yöneldi, döndü, dönerken bir kavme uğradı. Onların yanında

demire bağlanmış deli bir zât vardı. O, delinin ehl-i şöyle dedi: Bize haber

verildiğine göre, sizin sohbetinde bulunduğunuz şu zat, hayır getirmiş,

senin yanında şu deliyi tedavi edecek bir şey var mı? Ben de ona fatiha ile

efsun yaptım. Deli iyi oldu. Bunun üzerine bana yüz koyun verdiler. Ben de

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldim, yaptığım efsunu ona haber

verdim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Bundan başka okuduğun bir

şey var mı?” buyurdu.

Müseddet, diğer bir yerde bundan başka bir şey söyledin mi? diye rivâyet

etti. Ben, hayır, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onların sana

verdiğini al. Allah’a yemin ederim ki, batıl efsun karşılığında aldığını yiyen

nice insanlar var, yemin olsun ki, sen hak olan bir efsun karşılığında

aldığını yiyorsun.” [502]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3897 – Hârice bin Salt’ın amcası (Ilâka) radıyallahu anh’dan rivâyet

edildiğine göre, Ilâka, bir kavme uğradı, dedi ki: Deliyi üç gün sabah ve

akşam fatiha sûresini okuyarak efsun yaptım. Fatihayı her bitirişinde

tükrüğünü topluyor, sonra deliye tükürüyordu. (Üçgün sonra) deli bağdan

çözülür gibi olmuştur. Ilâka’ya bir şey verdiler. O da Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem’e geldi, Ilâka sözlerini bundan sonraki kısımda bir önce

geçen Müseddet’in rivâyet ettiği hadisin manasında söylemiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3898 – Süheyl’in babası Ebû Salih radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

göre şöyle dedi: Eslem kabilesinden bir kimseyi dinledim. Şöyle dedi: Ben

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında oturuyordum, ashabından

bir zât geldi ve şöyle dedi: Ey Allah’ın Rasûlü, bu gece zehirlendim, sabah

oluncaya kadar uyuyamadım. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Seni

zehirleyen nedir?” dedi. O zat, akreptir dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem, “Ama sen akşamladığın vakit yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın

tam kelimelerine sığınırım deseydin, Allah’ın izniyle dilerse sana zarar

vermezdi.” [503]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3899 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e akrep tarafından sokulmuş bir

kimse getirilirdi. Râvi dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle

buyurdu: “Eğer bu zat, yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan

kelimelerine sığınırım, deseydi sokulmazdı, veya ona zarar veremezdi.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3900 – Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından bir cemaat bir sefere

gittiler. Arap kabilelerinden bir kabilenin yanına indiler, onlardan birisi

şöyle dedi: Bizim kabile reisimiz zehirlendi, sizden birinizin yanında

arkadaşımıza fayda verecek bir şey var mı? Cemaat içerisinden bir zat, evet

var, Allah’a yemin ederim ki ben efsun yaparım, lakin biz sizden bizi

misafir etmenizi istedik, siz ise kabul etmediniz, bana bir ücret vermenizi

şart kılmadıkça ben efsun yapmam, dedi. Bunun üzerine ona bir koyun

sürüsü vermeyi kararlaştırdılar, o zât kabile reisine geldi ve onun üzerine

Fatihayı okudu, okudukca üflüyordu. Her üfleyişte hasta bağdan çözülür

gibi oluyordu. Râvi dedi ki: Anlaştıkları bir koyun sürüsünü onlara

tamamen verdiler, heyet üyeleri bu sürüyü aranızda taksim edin, dediler.

Efsun yapan zat, hayır taksim etmeyin. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem’e gelelim, ondan ne yapmamız gerektiği hakkında emir alalım, dedi.

Sabahleyin, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına vardılar, olup

biteni O’na anlattılar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Fatiha’nın

şifâ verdiğini nereden öğrendiniz? Sürüyü aldığınıza iyi yaptınız, sürüyü

taksim edin. Sizinle beraber bir hisse de bana ayırın” buyurdu. [504]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3901 – Hârice radıyallahu anh, amcası Ilâka radıyallahu anh’dan rivâyet

edildiğine göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına çıktık, Araptan bir

kabilenin yanına geldik, kabile halkı şöyle dediler, haber aldığımıza göre siz

şu zatın (Peygamber)in yanından hayırla gelmişsiniz, bizim yanımızda

elleri, ayakları bağlı bir deli var. Sizin yanınızda buna bir ilaç veya efsun

var mı?

Ilâka dedi ki: Biz, evet cevabını verdik. Dedi ki: Bağlanmış bir deli

getirdiler. Dedi ki: Üç gün sabah ve akşam ona Fatiha’yı okudum, Fatiha’yı

her bitirişimde tükrüğümü topluyor, sonra ona tükürüyordum. Bunun

üzerine sanki bağdan çözülür gibi oldu. Bu okuyuşuma karşılık bana bir

ücret verdiler, ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e sormadan

almam, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Al da ye, ömrüme

yemin olsun ki, nice batıl efsunlar yapıp karşılığında bir şeyler alıp yiyenler

var. Yemin olsun sen hak olan bir efsun karşılığında yemiş olacaksın”

buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3902 – Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımı Aişe radıyallahu

anhâ’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, rahatsız olduğu vakit felak ve nâs

sûrelerini okur ve (kendine) üflerdi. Ağrısı şiddetlendiği vakit O’na ben

okur, bereketini ümit ederek kendi eli ile üzerine mest ederdim. [505]