İCÂRE BÖLÜMÜ · 83 – HÎBEDEN DÖNMEK



3538 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Hîbesinden dönen kimse, kusmuğunu yiyen kimse gibidir.” [300] Hemmam rivâyetinde: Katade’nin şöyle dediğini söyledi: Biz kusmuğun ancak haram olduğunu biliriz.




3539 – İbn-i Ömer ve İbn-i Abbas radıyallahu anhümâ’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimsenin, bir ikramda bulunup veya hîbe edip sonra ondan dönmesi helal olmaz, ancak baba çocuğuna yaptığı hîbeden dönebilir. İkramda bulunup, sonra dönen kimsenin durumu, bir şeyi yiyen, doyduğu zaman kusan, sonra da kusmuğunu tekrar yiyen köpeğin durumu gibidir.” [301]



3540 – Abdullah bin Amr radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivâyet edilmiştir: “Hibe ettiği şeyi geriye isteyen kimsenin durumu, kusup da kusmuğunu yiyen köpeğin durumu gibidir. Hibe eden hibesini geriye istediğinde durdurulsun, istediği şey kendisine tarif edilsin sonra hîbe ettiği şeyi kendisine iade edilsin.”
İZAH
İnsanın yaptığı iyiliği başa kakması ne kadar kötü ise yaptığı hibeden dönen kimsenin tutumu da o nisbette çirkindir. Hibe edilen kimse hibeyi alınca ne karda sevinir ise hîbe kendisinden istenince de o nisbette üzülür. Hibe edecek kimse önce uzun düşünmeli, öyle hîbe etmeli, hîbe edince de geri dönmemelidir. Buna rağmen bir kimse hibesinden dönerse kerahat-i tahrimiye ile caizdir. Ama her hibeden dönülmesi caiz değildir. Fıkıh kitaplarımızda izahat vardır.

