Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 30, 2026

Mina’da namaz

-3. CİLT- · 76 – MİNA’DA NAMAZ 1960 – Abdurrahman bin Yezid radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Osman (bin Affan) radıyallahu anh Mina’da (dört rekâtlı farzları) yine dört rekât kıldı. …

-3. CİLT- · 76 – MİNA’DA NAMAZ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1960 – Abdurrahman bin Yezid radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Osman (bin Affan) radıyallahu anh Mina’da (dört rekâtlı farzları) yine dört rekât kıldı. Abdullah (bin Mesud) radıyallahu anh anlatıyor. Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le iki rekât kıldım. Ebûbekir radıyallahu anh’le iki rekât kıldım. Ömer’le de iki rekât kıldım. Hafz (bin Gıyas da rivâyette şunu) ziyade etti: Osman’ın halifeliğinin ilk yıllarında da, onunla birlikte iki rekât kıldım. Osman radıyallahu anh son yılları tamam kıldı. Buradan itibaren Ebû Muaviye’den şunu ziyade etti. Sonra size yollar ayrıldı. Ben kıldığım her dört rekâttan iki rekâtın kabul olmasını istiyor, seviyorum. Â’meş dedi ki: Muaviye bin Kurra üstadlarından naklen bana haber verdi. Abdullah bin Mesud dört rekât kıldı. Ona sen Osman radıyallahu anh’ı ayıpladın, sonra kendin dört rekât kıldın, denildi. İbn-i Mesud, muhalefet şerdir, diye cevap verdi. [28]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1961 – Zühri radıyallahu anh’dan rivâyet edilmiştir: Osman radıyallahu anh Mina’da (farzları) dört rekât kıldı. Zira o, hactan sonra ikamete karar vermişti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1962 – İbrahim radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Osman radıyallahu anh, (Mina’da farzları) dört rekât kıldı. Zira o, Mina’yı vatan edinmişti.

İZAH

– Zührî, Osman radıyallahu anh’a yetişmediği için bu hadis munkatıdır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1963 – Zührî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Osman radıyallahu anh Taif’te mal edinip (hactan sonra) orada ikamete niyet ettiğinden (dörtlük farzları) dört rekât olarak kıldı. Ondan sonra gelen imamlar da bunu kendilerine örnek aldılar.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1964 – Zührî radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Osman bin Affan radıyallahu anh Bedevî Arablar yüzünden, Mina’da namazları tam kıldı. Zira o yıl bedevîler çoktu, onlara namazın dört rekât olduğunu öğretmek için insanlara da dört rekât kıldırdı.

İZAH

Osman radıyallahu anh Mina’da hilâfetinin ilk günlerinde farzları dört rekât kıldığı halde, hilâfetinin sonuna doğru iki rekât kılmıştır. Bunun sebepleri hadislerde açıkca belirtilmiştir. Fakat Zührî’nin ileri sürdüğü sebeplere itiraz edenler de vardır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Mina’da misafir olduğu için dörtlük farzları ikişer rekât kıldı. Ömer bin Hattab da seferî kıldırır, selâm verdiği vakit cemaate döner ve Ey Mekkeliler siz namazlarınızı tamamlayın, zira biz misafir bir kavmiz buyururdu. Bu mevzuda ilim adamları ihtilaf ettiler. İmam-ı Azam, Şâfiî, Süfyan-i Sevrî, Ahmed bin Hanbel; İmam ve misafirler seferî kılarlar. İmam selâm verdikten sonra Mekkeliler tamamlarlar. Malikî, Evzâî; İmam seferî kılarsa cemaat te seferî kılarlar, ister Mekkeli olsunlar, isterse misafir olsunlar, fark yoktur, demişlerdir. (Mealimü’s-Sunen, c. 2, s. 414) Hanefî Mezhebine göre Arafat, Müzdelife ve Mekke’de imamlık yapan zat mukimse ona uyan misafir ve mukım cemaatin hepsi namazlarını tam kılarlar. Eğer imam misafir, Terviye gününden önce Mekke’de onbeş gün oturamayan kimselerden ise namazları seferî kıldırıp arkasında kendisi gibi misafir olanlar da imam gibi seferî kılarlar. Mukım olanlarsa imamın selâmından sonra namazlarını tamamlarlar. (Aliyyül Kari’yenin, Menasik-i Hac (İrşadüssar) adlı kitabından): Şâfiî’ye göre; Terviye gününden önce Mekke’de dört gün kalan mukim olabilir. (Aynı eser)