İCÂRE BÖLÜMÜ · 78 – REHİN



3526 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Sütlü dişi hayvan rehin olduğu zaman bakımı, yemi, suyu karşılığında (rehin alan tarafından) sağılabilir. Binek hayvanı rehin olduğunda yemi, suyu ve hizmeti karşılığında (rehin alan tarafından) binilebilir. Bu hayvanların yemi, suyu sağan ve binenlere aittir.” [291]
İZAH
Rehin lügatta; sabit, daim, payidar demektir. İstılahda ise; karşılığında bir malı alacaklının elinde tutmasına denir. Örnek: On bin lira ödünç alan kimse parayı ödeyinceye kadar alacaklıya arabasını rehin bırakabilir. Araba alacaklının elinde kalır. Rehin işlemi icab ve kabul ile tahakkuk eder. Borcu olan şu arabayı sana rehin verdim der, alacaklı olan da aldım der, böyle tahakkuk eder. Borç ödenince rehin müddeti sona erer. Rehin hayvanın sütünden, taşımacılığından sahibi izin vermedikce istifade edilemez. İmam Azam ve Şafiî hazretlerinin görüşü, budur. Eğer, izin verirse yemi, suyu karşılığında istifade edebilir. İmam Malik’in görüşü de böyledir. İmam Ahmed hazretlerine göre mal sahibi izin vermese de bakımı, yemi, suyu karşılığında rehin alan hayvanın sütünden, taşımacılığından istifade edebilir. (Maâllim-üs-Sünen, c. 5, s. 181, Avn-ül-Mamud, c. 3, s. 310)







3527 – Ömer bin Hattab radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Allah’ın kulları arasında öyle kimseler var ki, kendileri peygamberlerden ve şehitlerden olmadıkları halde Allah indindeki derecelerinden dolayı kıyamet günü peygamberler de, şehitler de kendilerine gıbta edecekler.” Ashabı kiram, Ey Allah’ın Rasûlü, onlar kimlerdir? Bize haber ver, dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Onlar aralarında akrabalık bulunmadığı, aralarında mallar alıp vermedikleri halde Allah’ın ruhu ile (Kur’an-ı Kerim sebebiyle) birbirlerini sevenlerdir. Allah’a yemin ederim ki onların yüzleri nurdur kendileri de nur üzeredirler. (Kıyamette) insanlar korktuğu vakit onlar korkmayacak. İnsanlar üzüldüklerinde onlar üzülmeyecekler buyurdu ve şu ayeti okudu. “(Haberiniz olsun ki, Allah’ın dostlarına (Kıyamet gününde) korku yoktur, onlar mahzûn da olmayacaklar.” (Yunus sûresi, 62)

