Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 30, 2026

Sulh

DAVALAR BÖLÜMÜ · 12 – SULH 3594 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Müslümanlar arasında sulh caizdir.” Râvîlerden Ahmed bin …

DAVALAR BÖLÜMÜ · 12 – SULH

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3594 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Müslümanlar arasında sulh caizdir.” Râvîlerden Ahmed bin Abdulvahid’in rivâyetinde ilave olarak şu cümleyi de ziyâde etmiştir: “Ancak bir haramı helal ve bir helalı haram kılacak şekilde sulh yoktur.” Râvilerden Süleymân bin Dâvud rivâyetinde şu cümleyi ilave etmiştir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Müslümanlar kendi şartları üzerinedir” buyurdu.

İZAH

Anlaşmazlık bulunan mü’minler arasında sulh yapmak caizdir. Bir konu için bir şart koşulmuşsa; mü’minlerin, aralarında konulan bu şartlara uyması lazımdır. Ancak iki mü’min arasında yapılan sulh bir haramın helal ve bir helalin haram sayılmasını gerektiriyorsa, bu sulh caiz olmaz.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3595 – Ka’b bin Mâlik radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Asr-ı saadette mescitte Ebî Hadred’in oğlunda olan alacağını ödemesini (sert bir şekilde) istemiş. İkisinin sesleri de evinde bulunan Rasûlullah işitecek kadar yükselmişti. Bunun üzerine Rasûlullah onların yanına çıkmak isteyip odasının önünde (gerili bulunan) perdesini açarak Ka’b bin Malik’e, “Ey Ka’b bin Malik” diye seslendi. Ka’b, emrindeyim, buyur ey Allah’ın Rasûlü, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Ka’b’a eliyle işaret ederek “Alacağının yarısını bağışla” buyurdu. Ka’b, bağışladım ey Allah’ın Rasûlü, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, İbn-i Hadra’da “Kalk, kalan borcunu öde” buyurdu. [326]

İZAH

Bu hadis-i şerif alacaklıların alacaklarından bir kısmını bağışlayabileceklerine delâlet eder.