Ana içeriğe geç
HANEFÎ İLMİHALİ / 05

Zekât, fitre ve sadaka.

Zekât ibadeti, malın türünü ve sahibin gerçek durumunu doğru tespit etmeyi gerektirir. Hesap araçtır; niyet, mülkiyet ve hak sahipliği hükmün merkezindedir.

Okuma sırasıTemel çerçeveMezhep ayrımıKaynaklarKısa cevaplar
01 / ÖĞRENME SIRASI

Önce bütünü,
sonra ayrıntıyı.

  1. 01

    Nisap, havl ve tam mülkiyet

  2. 02

    Altın, para, ticaret ve yatırım malları

  3. 03

    Borç ve alacağın hesaba etkisi

  4. 04

    Zekâtın verileceği ve verilemeyeceği kişiler

02 / HANEFÎ DİKKAT NOKTASI

Mu‘temed yolu
kendi diliyle okuyun.

Para ve ticaret mallarında nisap ve tam mülkiyet belirleyicidir; borçların hangi kısmının düşüleceği somut vadeye göre değerlendirilir.

03 / KAYNAKLARDAN DERİN OKUMA

Hükmü bağlamı ve
kaynak sayfasıyla okuyun.

Aşağıdaki parçalar başlık özeti değildir; verilen eserlerin ilgili sayfalarından geniş metinlerdir. Tam sayfa bağlantısı metnin öncesini ve sonrasını da açar.

MÜLAKAT İLMİHAL SORULARI VE CEVAPLARI · S. 37

S.22-Koyunların zekât nispetleri ve zekât miktarı ne kadar? Cevap.22: 1’den 39’a kadar zekâttan muaf 40’dan 120!ye kadar 1 koyun 121’den 200’e kadar 2 koyun 200’den 399’a kadar 3 koyun 400’den 500’e kadar 4 koyun(ilmihal 1.cilt. Sf:454)

Eserde tam bağlamı aç →
MÜLAKAT İLMİHAL SORULARI VE CEVAPLARI · S. 36

S.3-Zekât kimlere farzdır? Cevap.3: Müslüman, hür, akıllı, baliğ, tabii ihtiyaçlarından fazla artıcı vasıftaki mala tam bir mülkiyetle malik olan ve bu malik oluşunun üzerinden bir senesi geçen kimselere farzdır. Fakihlerin çoğunluğuna göre akıl hastalarının ve çocuğun malları zekâta tabidir. .(ilmihal 1.cilt. Sf:426)

Eserde tam bağlamı aç →
SUFFA MECLİSLERİ İLMİHÂL MÜFREDATI · S. 419

bunlar ticaret için olursa zekâtlarını vermek gerekir. Bir kimse, karısının diğer kocasından olan fakir çocuklarına zekât verebilir. Verilen zekâttan geri dönülmez. Koyun sürüsüne ortak olan iki kişinin 80 koyunu olsa her birinin hissesine 40 koyun düştüğünden ikisinin de birer koyun zekât vermesi gerekir. Ortak olan iki kişiden biri diğer ortağının emri olmadan malların tamamının zekâtını verse, ödediği zekât yalnız kendi hissesine düşen malın zekâtına sayılır ve ortağının parasını ödemesi gerekir. Çünkü ortaklar ibadette birbirinin vekili değildirler. Eğer ortaklardan biri ötekini zekât vermek hususunda vekil eder, ortağı da bütün malın zekâtını verirse o zaman her ikisinin de zekâtı ödenmiş olur. Bir fakirin borcunu, fakirin isteği üzerine bir başkası zekâtına mahsuben ödese zekât yerine geçer. Çünkü burada alacaklı, borçlu olan fakirin vekili olarak zekâtı almıştır. Borçlu olan fakirin isteği olmadan borç ödense zekât yerine geçmez. Nisap miktarı malı ve parası olan kimse, bunların üzerinden bir yıl geçmeden önce zekâtını verebilir. Hatta birkaç yıllık zekâtını önceden vermesi de caizdir. Ancak malı ve parası nisap miktarından az ise, verdiği para zekât yerine geçmez, sadaka olur. Fakir zannedilerek zekât verilen kimsenin sonradan zengin olduğu anlaşılsa zekât geri alınmaz. Bir kimse, araştırma yaparak fakir olduğu kanaatine vardığı bir kişiye zekâtını verdikten sonra, zekât verdiği kişinin zengin olduğu anlaşılırsa, zekâtını tekrar vermesi gerekmez. Eğer araştırma yapmadan zekâtı verir de bilâhare bu kişinin zengin olduğu anlaşılırsa zekâtın yeniden verilmesi lâzımdır. Bir kimse, başkasındaki alacağını, elindeki malın zekâtına saymak üzere bir fakire verse ve o kişiden bunu almasını istese, fakirin aldığı bu para o kimsenin zekâtı yerine geçer. Zekât borcu olan…

Eserde tam bağlamı aç →
SUFFA MECLİSLERİ İLMİHÂL MÜFREDATI · S. 410

birlerine ilâve edilirler. Meselâ bir kimsenin yirmibeş koyunu ile onbeş keçisi olsa, bunların toplamı kırk olduğundan bir koyun zekât verilmesi gerekir. Sürüde koyun ve keçinin hangisi fazla ise zekâtın ondan verilmesi sünnete uygundur. Eşit iseler sahibi dilediğinden verir. Sürü sadece koyundan ibaret ise, zekâtın koyun olarak verilmesi gerekir. Onun yerine keçi zekât verilmez. Sürü tamamen keçiden ibaret ise bunun da zekâtı keçiden verilir, koyundan verilmez. Bir yaşına girmeyen koyun veya keçilere zekât düşmez, ancak aralarında yaşını dolduran bir koyun veya bir keçi bulunursa buna bağlı olarak zekâta tabi olurlar. Sığır ve deve yavrularında da durum böyledir. Hayvanların zekâtlarında,belirlenen hayvanlar zekât olarak verilebileceği gibi değerleri de verilebilir. Zekât, hayvan olarak verildiği takdirde en düşüğü veya en iyisi değil, orta durumda olanı verilir. Yük taşımak, binmek ve çift sürmek için beslenen hayvanlar için zekât gerekmez. Etleri için beslenen hayvanlarla en az altı ay ahırlarda yem ile beslenen hayvanlar da zekâta tabi değildir. Ticaret için beslenen hayvanların zekâtı diğer ticaret mallan gibi değerleri üzerinden verilir. At, katır ve merkep için zekât gerekmez. Ancak ticaret için beslenirse, bunların da ticaret malları gibi zekâtlarının verilmesi gerekir. Toprak Ürünlerinin Zekâtı (Öşür) Topraktan elde edilen ürünlerden de belirli oranlarda zekât verilmesi gerekir ki, buna öşür denir. Ebu Hanife’ye göre; buğday, arpa, pirinç gibi tarım ürünleri ile karpuz, kavun, sebze ve meyvelerin hepsinden zekât verilir. Bunlarda nisap aranmaz. Azından da çoğundan da zekât verilmesi gerekir. Bu ürünlerin üzerinden bir sene geçmesi de şart değildir. İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre: tarım ürünlerinden ve bir sene kalabilen diğer ürünlerden zekât verilir.…

Eserde tam bağlamı aç →
İLM-İ HÂL · S. 298

ilirlerse yahut bunlar kira ve benzeri bir gelir getiriyorlarsa ve yahut birer gelir kaynağı halinde iseler, bu gelirleri zekâta tabidir. Arsa ve mülk alıp satan, atölye ve fabrikasını para ile devreden, kiraya veren veya bunları işleten, ev veya apartman daireleri ticareti yapan kimsenin eline geçen para, altın ve gümüş nisabına ulaşır ve üzerinden bir kameri yıl geçerse «yüzde iki buçuğunu» zekât vermek zorundadır. Satmak için inşa edilen evler, apartmanlar, mağazalar, atölyeler ve fabrikalar, satılmak için parsellenmiş arsalar ve bütün gayrimenkuller, satıldıkları zaman, değerleri üzerinden zekâta tabidirler. Hâlbuki kiraya verilen gayrimenkuller, getirdikleri «akarlar» (kira gelirleri) miktarına göre zekâta tabi tutulurlar. Hangi mal olursa olsun, ticaret maksadı ile alınmışsa ve üzerinden bir kameri yıl geçince, zekât vermek farz olur. Bu mallar, ister kitap, ister ders malzemesi, ister elbise ve çamaşır, ister ziynet eşyası, ister hali, kilim ve mobilya, ister başka bir şey olsun fark etmez. Esas olan, bu malların ticaret maksadı ile alınmış ve bulundurulmuş olmasıdır. 5. MEMUR VE ÜCRETLİLERÍN YAPTIKLARI TASARRUFLARIN ZEKÂTI: Memur ve ücretliler, aldıkları «maaş» ve «ücretlerini», diğer müminler gibi israfa kaçmadan, ihtiyaçlarına sarf ederler. Bu sarfa rağmen, tasarruf ederek para biriktirebiliyorlarsa, yani maaş ve ücretleri dolgun ise, bu tasarrufları, altın ve gümüş nisabına ulaşıp bir kameri yıl geçince, zekât vermeleri icap eder. Bu zekât, banknotların ve «yardımcı paranın» (hisse senedi, çek, tahvil vs.) üzerindeki değere göre hesap edilir. Varsa, altın ve gümüş ziynet eşyalarının da zekâtı verilir. Her ne kadar altın ve gümüş kap -kacak kullanmak haram ise de evinde böyle eşya bulunduranlar, bunların da zekâtını vermek zorundadırlar. Ticaret maksadı ile…

Eserde tam bağlamı aç →
İLM-İ HÂL · S. 295

ZEKÂT MALLARI VE NİSAB MİKTARLARI: Aşağıda «zekât mallarını» ve «nisab miktarlarını», ayrı ayrı ele alıp inceleyeceğiz. «Zekât mallarını» şöyle tasnif etmek mümkündür: 1. Altın ve gümüş zekâtı, 2. Ticaret mallarının zekâtı, 3. Madenlerin ve definelerin zekâtı, 4. Malların, mülklerin, evlerin, mağazaların, atölye ve fabrikaların zekâtı, 5. Memur ve ücretlilerin yaptıkları tasarrufların zekâtı, 6. Koyun ve keçilerin zekâtı, 7. Sığır ve manda zekâtı, 8. Develerin zekâtı, 9. Ticaret maksadı ile at, katır, merkep ve benzeri hayvan yetiştiricilerin zekâtı. 10. Ekinlerin ve meyvelerin zekâtı. Şimdi, bunları tek tek ele alarak açıklamaya çalışalım:

Eserde tam bağlamı aç →
RESİMLİ MUHTASAR İLMİHAL · S. 185

. . SADAKA-1 FITIR (FiTRE) Ramazan ayında verilmesi vacip olan bir sadakadır. Nisaba malik olan her Müs~ ümana vaciptir. Fıtır sadakasının vacip olmasının şartları: Müslüman olmak, hür olmak ve asil ihtiyaçlarından fazla olarak nisab miktarı mala sahip bulunmaktır. Zekatta ol duğu gibi bu malın namı (çoğalıp üreyici) olması ve üzerinden bir yı l geçmesi şart değ il dir. Zekatın verildiği yerlere sadaka-i fıtır da verilebilir. Vacip olmasının vakti, ramazan bayramı günü tan - yerinin ağarmasıyl a, bayram namazı ndan ç ı kma zamanına kadardır. Vaktinden ewel verilmesi de caizdir.

Eserde tam bağlamı aç →
RESİMLİ MUHTASAR İLMİHAL · S. 186

Zekat senelik mali bir ibadettir. Cenab- ı Hakk' ın rı ­ zası için, zengin Müslümanların her sene mallarından kı rkta birini; Kur'an-ı Kerlm'de bildirilen sekiz sın ıftan birine tamamen vermelerinden ibarettir. Zekatın farz olmasının şartı: Bal iğ (ergen), akı ll ı, hür olan ve borcu bulunmayan müslümanın , asli ihtiyacından fazla olarak üzerinden bir yıl geçen nisab miktarı mala sahip olmas ı dır. Nisab miktarı malda, ayrıca nema (üreme, çoğalma) da şarttır. Altın ve gümüş, çoğal masa da, nisab miktarı olunca zekatları verilir. Nisab: Zekatın vacip olması için dinin koyduğu bir ölçüdür. Kişinin asrı ihtiyacından ve borcundan başka

Eserde tam bağlamı aç →
DELİLLERİYLE İSLÂM İLMİHALİ · S. 462

Zekâtın devlet eliyle alınması ayette şöyle ifade edilir: “Müminlerin mallarından Zekât al ki, onunla kendilerini temizlemiş ve mallarını bereketlendirmiş olursun. zekât verdikleri zaman da onlara dua et. Zira senin duan onlar için bir huzur vesilesidir.”48 Hz. Peygamber yaşadığı sürece zekât ona veya görevlendirdiği zekât memurlarına verilmiştir. İbn Sirin (ö.110/728) şöyle der: “Başlangıçta zekâtlar Hz. Peygamber’e veya onun görevlendirdiği memurlara verilirdi. Ondan sonra halife olan Hz. Ebu Bekir’e veya tayin ettiği memurlara; Hz. Ömer devrinde de yine kendisine veya zekât memurlarına veriliyordu. Hz. Osman devrinde de aynı şekilde devam etmişse de onun şehid edilmesi üzerine müslümanlar görüş ayrılığına düşerek, bir kısmı zekâtı devlete vermekte devam ettiler, diğer bir kısmı da zekâtlarını kendileri dağıtmaya başladılar.”49 Enes b. Mâlik’ten rivayet edildiğine göre, Temimoğulları kabilesinden bir adam Hz. Peygamber’e gelerek “Ya Rasûlallah, zekâtı senin gönderdiğin memura ödediğim zaman, Allah’a ve Rasulüne karşı sorumluluktan kurtulur muyum?” diye sordu. Hz. Peygamber şu cevabı verdi: “Evet, zekâtı benim gönderdiğim elçiye ödediğin zaman kurtulur, borçtan beraat edersin. Ödediğin zekâtın sevabı

Eserde tam bağlamı aç →
DELİLLERİYLE İSLÂM İLMİHALİ · S. 566

A) İbâdetler: Taharet, teyemmüm, mesh, hayız, necasetler, namaz, ezan, namazın şartları, namazın sıfatı, namazların kazası, vakitler, nafileler, sehiv secdeleri, hastanın namazı, tilâvet secdesi, müsafirin namazı, cuma namazı, bayram namazları, küsuf namazı, yağmur duası, ramazanda gece namazları, korku namazı, cenaze namazı, şehid, Kâbe’de namaz, zekât, devenin zekâtı, sığırın zekâtı, koyunun zekâtı, atların zekâtı, gümüşün zekâtı, altının zekâtı, ticaret mallarının zekâtı, hububatın ve meyvelerin zekâtı, zekât vermek caiz olup olmayan kimseler, fıtır sadakası, oruç, itikâf, hacc, kıran haccı, temettu haccı, ihram yasaklarının cezaları, ihsar, ihramlının haccı kaçırması, hedy kurbanı.

Eserde tam bağlamı aç →
04 / SORU–CEVAP DOSYASI

Ezber cevaptan
konu bağlantısına.

  1. S. 53 · KAYNAK SAYFA 31

    Bir gün Hz. Hasan Efendimiz mübarek ağzına zekat hurmalarından bir hurma atarak tam yerken Efendimiz; “ Tükür,tükür” diyerek Hz. Hasan Efendimizin bu hurmayı yemesine engel olmuştur.Bu hurmanın yenmesine engel olan durum nedir?

    Sadakayı kabul etmedikleri içindir. (a.g.e.S:534)

05 / İLGİLİ FETVALAR VE DELİL YOLU

Gündelik sorudan
delilin bulunduğu sayfaya.

FETVA UYARISI

Bu sayfa genel öğrenme çerçevesidir. Boşanma, miras, sağlık, finans ve ibadet geçerliliği gibi sonuç doğuran şahsî meselelerde ayrıntılar eksiksiz anlatılarak ehil bir fetva merciine başvurulmalıdır.

SONRAKİ KONU / 06

Hac ve umre

Hanefî yolu →
Kullanım kılavuzu ve SSSGizlilik politikasıDesigned byPixelvane