Ahmed Yesevî ve Yeseviyye'nin teşekkülü
Tarikatın kurucu, kol veya usul tarihindeki belirleyici eşik; kesin olmayan tarihler dönem göstergesi olarak kullanılmıştır.

Ahmed Yesevî’nin Yesi merkezli irşadına nispet edilen; Türkçe hikmet geleneği, cehrî zikir, toplu halvet ve Türkistan’daki geniş halife ağıyla şekillenen tasavvuf yolu.
Bu sayfa yolun anlaşılır ve kaynaklı giriş dosyasıdır. Tarikat nispeti, fıkhî mezhep veya itikadî hüküm değildir. Geniş silsile, bütün alt kollar ve uzmanlık arşivi kardeş sitemizde tutulur.
Ayrıntılı Yeseviyye dosyasını Tarikat.org’da aç ↗Adı, doğduğu çevre ve tarihî yeri Yeseviyye , Ahmed Yesevî’nin (ö. 562/1166) Yesi merkezli irşadına nispet edilen ve başta Türkistan olmak üzere Orta Asya’nın geniş bir bölümünde etkili olan tasavvuf yoludur. Kaynaklarda Ahmed Yesevî’nin “Sultan” lakabından dolayı Sultâniyye , sesli zikri benimsemesi sebebiyle Cehriyye ve Türk şeyhlerinin oluşturduğu irşad halkasını vurgulamak üzere Silsile-i Meşâyih-i Türk adlarıyla da anılır. Yeseviyye’nin tarihî önemi yalnız bir tekke teşkilâtı kurmasından ibaret değildir. İslâmî ve tasavvufî kavramların Türkçe hikmetler, sohbetler ve yerel irşad halkaları aracılığıyla bozkır topluluklarına taşınmasında kalıcı bir dil meydana getirmiştir. Bununla birlikte Ahmed Yesevî’nin hayatı ve ilk Yesevî çevresi hakkındaki bilgiler tarihî kayıt, menâkıbnâme ve daha geç silsilenâmelerin birlikte okunmasını gerektirir. Ahmed Yesevî’nin tahsili ve silsile meselesi Ahmed Yesevî’nin ilk mürşidi olarak Arslan Baba kabul edilir. Arslan Baba’nın vefatından sonra hangi şeyhten hilâfet aldığı konusunda Yûsuf el-Hemedânî, Ebü’n-Necîb es-Sühreverdî ve Ebû Hafs Ömer es-Sühreverdî isimleri geçer. Araştırmalarda en yaygın kabul gören hat Yûsuf el-Hemedânî’ye bağlanan rivayettir. Bu ortak nispet önemli bir ayrımı ortadan kaldırmaz: Yûsuf el-Hemedânî’nin halifelerinden sayılan Abdülhâlik Gucdüvânî Hâcegân yolunun, Ahmed Yesevî ise Yeseviyye’nin kurucu halkasıdır. Dolayısıyla Yeseviyye ile Hâcegân-Nakşibendiyye, temasları ve ortak şahıs nispetleri bulunan fakat tarih içinde ayrı usul ve kurumlar geliştiren iki yoldur. Ahmed Yesevî’nin babası İbrâhim Ata’nın şeyh olduğu ve Yesi’deki akraba çevresinden de tasavvuf terbiyesi aldığı yolundaki kayıtlar, onun irşadının yalnız tek bir hoca zinciriyle açıklanamayacağını gösterir. Buna karşılık ailesinin eski dinî hareketlere bağlandığı yönündeki bazı modern iddialar belgeyle doğrulanmış değildir. İrşad dili: hikmet, sohbet ve Türkçe Yesevî çevresinde hikmet , dinî ve tasavvufî öğüdü sade Türkçe şiir diliyle aktaran metinlerin adıdır. Hikmetlerin temel amacı edebî gösteriş değil; tevhid, tövbe, nefis terbiyesi, zikir, Hz. Peygamber sevgisi, mürşide bağlılık, ölüm ve âhiret şuurunu geniş topluluklara öğretmektir. Bugün Dîvân-ı Hikmet adıyla bilinen nüshalar farklı yüzyıllarda genişlemiş bir külliyat görünümündedir. Bu sebeple her şiiri kelimesi kelimesine Ahmed Yesevî’nin tarihî sözü saymak doğru değildir. Külliyat, onun şahsî şiirlerinin yanı sıra Yesevî mektebinin devam eden ortak dilini ve hafızasını da taşır. Hakîm Ata’nın şiirlerinin toplandığı Bakırgan Kitabı bu edebî çizginin erken ve etkili devamıdır. Başlıca halifeler ve irşad ağı Ahmed Yesevî’nin en meşhur dört halifesi Mansûr Ata , Said Ata, Sûfî Muhammed Dânişmend ve Hakîm Ata ’dır. Said Ata hakkında bilgiler sınırlıdır. Diğer üç halka ise farklı bölgelerde izlenebilen kollar meydana getirmiştir. Mansûr Ata hattı: Arslan Baba’nın oğlu Mansûr Ata’dan Abdülmelik Ata, Tâc Hoca ve Zengi Ata’ya uzanan aile ve irşad çevresidir. Sûfî Muhammed Dânişmend hattı: Otrar çevresindeki irşadı ve Mir’âtü’l-kulûb adlı Türkçe eseriyle tanınır. Süzük Ata, İbrâhim Ata, İsmâil Ata ve Hadîkatü’l-ârifîn müellifi Hoca İshak bu hattın önemli isimleridir. Bu silsilenin bir kolunun Yemen ve Kuzey Afrika’ya ulaşıp daha sonra başka yollarla birleştiğine dair kayıtlar vardır. Hakîm Ata–Zengi Ata hattı: Hakîm Ata Hârizm’de, halifesi Zengi Ata Taşkent çevresinde etkili olmuştur. Zengi Ata’nın Uzun Hasan Ata, Seyyid Ata, Sadr Ata ve Bedr Ata adlı halifeleri Deştikıpçak ve Hârizm sahalarında irşad halkaları oluşturmuştur. Sonraki yüzyıllarda Kemal Şeyh Îkānî ve Hâdim Şeyh çevresinde iki ana devam hattı görünür. Hâdim Şeyh kolu Cemâleddin Kâşgarî, Süleyman Gaznevî ve Seyyid Mansûr Belhî üzerinden XVI. yüzyılda İstanbul’a da gelen Ahmed b. Mahmûd Hazînî’ye ulaşır. Hazînî’nin eserleri, özellikle Cevâhirü’l-ebrâr , Yeseviyye’nin tarihi, âdâbı ve menkıbeleri için temel yazılı şahitlerdendir. Zikir usulü Yeseviyye en çok cehrî, yani sesli zikir ile tanınır. Zikir yalnız ses yükseltmekten ibaret değildir; sözün, nefesin ve beden hareketinin belirli bir ritim içinde birleştiği toplu bir uygulamadır. XIX. yüzyıldan bir gözlemde dervişlerin diz üstü oturarak yüksek sesle tevhid ve “hay, Allah hay” zikrine devam ettikleri, ritim hızlandığında ayağa kalkıp halkalar oluşturdukları, ardından dua ve murakabeye geçtikleri anlatılır. Bu geç tarihli gözlem, ilk dönem uygulamasının değişmeden kalan fotoğrafı değil, Yesevî cehrî zikir geleneğinin yaşayan bir örneği olarak okunmalıdır. Yesevî kaynakları hafî zikri bütünüyle dışlamaz. Sâlikin kalbi zikirle canlanmışsa hafî, henüz canlanmamışsa cehrî zikre devam etmesi tavsiye edilir. Bu yaklaşım, sesli zikrin bir kimlik işareti olmasının yanında eğitimde duruma göre kullanılan bir yöntem olduğunu gösterir. Toplu halvet ve günlük disiplin Yeseviyye’de halvet, bazı başka tarikatlardaki tek kişilik inzivadan farklı olarak mürşidin izniyle grup halinde uygulanabilirdi. Hazînî’nin aktardığı düzende hazırlık oruç, tövbe, tekbir ve zikrin artırılmasıyla başlar; halvethâne kapatıldıktan sonra sınırlı yemek, Kur’an tilâveti, gece zikri, hikmetlerin okunması, istirahat ve görülen rüyaların şeyhe arzı birbirini takip eder. Kırk günlük eğitim boyunca kuşluk ve tesbih namazları, günlük Kur’an okumaları ve sürekli zikir temel vazifeler arasındadır. Halvet sonunda kurban ve toplu dua ile normal hayata dönüş gerçekleşir. Eğitimini tamamlayarak hilâfet alan müride hırkayla birlikte asâ verilmesi de Yesevî geleneğinin irşad işaretlerindendir. İtikadî ve fıkhî çerçeve Yesevî çevresinde tevhid, Kur’an ve sünnete bağlılık, tövbe, riyâzet, hizmet ve nefis terbiyesi merkezi konumdadır. Erken ve klasik Yesevî metinlerinde İmam Mâtürîdî’ye atıf yapılması, cehrî zikrin savunulmasında Hanefî fıkıh kaynaklarının kullanılması ve sahte şeyhlik eleştirileri, yolun tarihî olarak Hanefî-Mâtürîdî Orta Asya çevresi içinde şekillendiğini gösterir. Nakşibendiyye ile temas ve zamanla zayıflama Yesevîler ile Nakşibendîler arasında hem rekabet hem alışveriş görülür. Bazı Nakşibendî çevreleri Yesevîleri cehrî zikir, tekke merasimleri ve şeyhliğin aile içinde devamı sebebiyle eleştirmiş; Yesevî müellifleri de sesli zikrin meşruiyetini savunan risâleler kaleme almıştır. Buna karşılık cehrî zikir, semâ ve halvete daha açık olan Kâsâniyye koluyla ilişkiler çoğunlukla yakın olmuştur. XVI. yüzyıldan itibaren iki tarikattan birden icâzet alan şeyhlerin sayısı artmış, bazı Yesevî kolları giderek Nakşibendiyye içinde erimiştir. Yeseviyye’nin yazılı kaynaklarda izlenebilen müstakil silsilesi XVIII. yüzyıl başlarından sonra zayıflar; XIX. yüzyıl sonundaki Rus hâkimiyetiyle birlikte tarihî kurum olarak görünürlüğünü büyük ölçüde kaybeder. Anadolu ve Balkanlar meselesi Ahmed Yesevî’nin Türk tasavvuf kültüründeki büyük itibarı, Anadolu’daki birçok erenin daha geç menâkıbnâmelerde ona bağlanmasına yol açmıştır. Ancak Hacı Bektâş-ı Velî, Geyikli Baba ve Emirci Sultan gibi şahısları doğrudan Yesevî halifesi gösteren kayıtlar geç tarihlidir; daha erken kaynaklar bu isimleri çoğunlukla Vefâiyye ve Baba İlyas çevresiyle ilişkilendirir. Bu nedenle Yesevî düşüncesinin ve hikmet dilinin Anadolu üzerindeki genel tesiri ile Anadolu’da kesintisiz, kurumsal bir Yeseviyye teşkilâtının varlığı aynı şey değildir. Sağlam bir silsilenâme veya erken kayıt bulunmadıkça tek tek şahıslar doğrudan Yeseviyye mensubu sayılmamalıdır. Başlıca yazılı kaynaklar Dîvân-ı Hikmet: Ahmed Yesevî’ye ve zamanla genişleyen Yesevî hikmet geleneğine nispet edilen şiir külliyatı. Mir’âtü’l-kulûb: Sûfî Muhammed Dânişmend’in Yesevî öğretisini aktaran Türkçe eseri. Hadîkatü’l-ârifîn: Hoca İshak’ın XIV. yüzyılda kaleme aldığı, İsmâil Ata ve önceki sûfîlerin görüşlerini aktaran metin. Cevâhirü’l-ebrâr: Hazînî’nin XVI. yüzyılda yazdığı; tarih, âdâb, erkân ve menkıbeleri birlikte taşıyan temel kaynak. Lemehât min nefehâti’l-kuds: Âlim Şeyh’in XVII. yüzyıl başında tamamladığı Yesevî tabakatı niteliğindeki eser. Hüccetü’z-zâkirîn: Muhammed Şerîf Hüseynî’nin cehrî zikri savunan ve önceki Yesevî şeyhleri hakkında bilgi veren eseri. Okuma ilkesi Bu sayfada tarihî kayıt, silsile rivayeti ve menkıbe aynı kesinlik derecesinde sunulmaz. Geç kaynaklardaki geniş nispetler erken belgelerle karşılaştırılmış; Yeseviyye’nin kültürel tesiri ile belgelenebilir kurumsal ağı birbirinden ayrılmıştır. Başvuru Bu dosyanın ana karşılaştırma kaynakları Necdet Tosun’un “Yeseviyye” , Kemal Eraslan’ın “Ahmed Yesevî” ve Nihat Azamat’ın “Cevâhirü’l-ebrâr” maddeleridir. Metinler aynen aktarılmamış; tarihî örgü, kişi bağlantıları ve usul başlıkları site için yeniden yazılmıştır.
Tarikatın kurucu, kol veya usul tarihindeki belirleyici eşik; kesin olmayan tarihler dönem göstergesi olarak kullanılmıştır.
Yeseviyye’nin kişi, metin ve coğrafya ağındaki belirleyici durak; tarihî kayıt ile gelenek içi nispet birlikte fakat ayrı kesinlik derecelerinde okunur.
Yeseviyye’nin kişi, metin ve coğrafya ağındaki belirleyici durak; tarihî kayıt ile gelenek içi nispet birlikte fakat ayrı kesinlik derecelerinde okunur.
Yeseviyye’nin kişi, metin ve coğrafya ağındaki belirleyici durak; tarihî kayıt ile gelenek içi nispet birlikte fakat ayrı kesinlik derecelerinde okunur.
Yeseviyye’nin kişi, metin ve coğrafya ağındaki belirleyici durak; tarihî kayıt ile gelenek içi nispet birlikte fakat ayrı kesinlik derecelerinde okunur.
Yeseviyye’nin kişi, metin ve coğrafya ağındaki belirleyici durak; tarihî kayıt ile gelenek içi nispet birlikte fakat ayrı kesinlik derecelerinde okunur.
Arslan Baba’dan Ahmed Yesevî’ye; Yûsuf el-Hemedânî nispetiyle desteklenen, Mansûr Ata, Sûfî Muhammed Dânişmend ve Hakîm Ata–Zengi Ata çevrelerinde çok kollu biçimde devam eden Türkistan irşad ağı. Hâcegân ile ortak hoca nispetine rağmen ayrı bir tarihî yoldur.
Pîr-i Türkistan; Yeseviyye yolunun kurucu pîri ve hikmet geleneğinin merkez şahsiyeti
Şahsiyet dosyası ↗021567Yesevî çevresinden Hintli sûfî, vezir ve âlim
Şahsiyet dosyası ↗03XII. yüzyıl başları — tarihleri bilinmiyorAhmed Yesevî’nin ilk mürşidi ve Türkistan Yesevî hafızasının kurucu şahsiyeti
Şahsiyet dosyası ↗041197Ahmed Yesevî'nin ilk halifesi ve Arslan Baba'nın oğlu
Şahsiyet dosyası ↗05TARİHÎ ŞAHSİYETAhmed Yesevî'nin halifesi ve Mir'âtü'l-kulûb müellifi
Şahsiyet dosyası ↗061186Ahmed Yesevî'nin halifesi, Türkistanlı mutasavvıf şair
Şahsiyet dosyası ↗071258Taşkentli Yesevî şeyhi ve dört büyük halifenin mürşidi
Şahsiyet dosyası ↗08TARİHÎ ŞAHSİYETAhmed Yesevî'nin dört büyük halifesinden biri
Şahsiyet dosyası ↗09XII–XIII. yüzyıl geçişiMansûr Atâ’dan Tâc Hâce’ye uzanan erken Yesevî irşad halkası
Şahsiyet dosyası ↗10TARİHÎ ŞAHSİYETZengî Ata'nın birinci halifesi
Şahsiyet dosyası ↗Arslan Baba’dan Ahmed Yesevî’ye; Yûsuf el-Hemedânî nispetiyle desteklenen, Mansûr Ata, Sûfî Muhammed Dânişmend ve Hakîm Ata–Zengi Ata çevrelerinde çok kollu biçimde devam eden Türkistan irşad ağı. Hâcegân ile ortak hoca nispetine rağmen ayrı bir tarihî yoldur.
Tekke, hankah, zâviye, sohbet ve hizmet çevreleri ilgili mekân kayıtlarıyla birlikte okunur.
Yesi / Türkistan
Ahmed Yesevî’nin kabri ve ilk yapı Ahmed Yesevî’nin 562/1166’da vefatından sonra kabri Yesi’nin başlıca ziyaret odağı oldu. Bugünkü büyük yapı onun yaşadığı döneme ait değildir; daha erken ve küçük mezar yapısının yerini almıştır. Timur devri külliyesi Timur’un emriyle 1389-1405 arasında inşa edilen, Timur’un ölümü üzerine bazı kısımları tamamlanmadan kalan külliye; türbe, cami ve hankah işlevlerini bir araya getiren otuz beş mekânlı büyük bir Timurlu yapısıdır. Dünya mirası Külliye, Timurlu mimarisinin en büyük ve iyi korunmuş örneklerinden biri olarak 2003’te UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır. Haritadaki işaret doğrulanmış anıt konumunu gösterir.
UNESCO Dünya Mirası alanı; türbe, ziyaret ve müze kompleksi
Tarihî ve mânevî işlev Arslan Baba’ya nispet edilen ziyaretgâh, Yesevî menkıbe ve ziyaret güzergâhının Yesi öncesindeki önemli durağıdır. Okuma notu Bugünkü yapı evreleri ile şahsiyetin yaşadığı dönem aynı kabul edilmez; ziyaret hafızası, mimari ve tarihî biyografi ayrı katmanlarda izlenir.
Ziyaret ve kültür mirası alanı
Tarihî ve mânevî işlev Hakîm Ata’nın Hârizm irşadı ve Bakırgan hikmet çevresiyle ilişkilendirilen tarihî hafıza alanıdır. Okuma notu Bugünkü yapı evreleri ile şahsiyetin yaşadığı dönem aynı kabul edilmez; ziyaret hafızası, mimari ve tarihî biyografi ayrı katmanlarda izlenir.
Ziyaret ve kültür mirası alanı
Tarihî ve mânevî işlev Zengi Ata ve çevresindeki türbeler, Taşkent Yesevî irşad hattının kalıcı ziyaret merkezidir. Okuma notu Bugünkü yapı evreleri ile şahsiyetin yaşadığı dönem aynı kabul edilmez; ziyaret hafızası, mimari ve tarihî biyografi ayrı katmanlarda izlenir.
Ziyaret ve kültür mirası alanı
Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH YA VEDUD SULTAN” adıyla, YESEVİYYE çevresinde, EYÜPSULTAN/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi YAVEDUT CD. NO:5 Bağlı yol Kaynak bu mekânı Yeseviyye çevresiyle ilişkilendirir. Ahmed Yesevî’nin Yesi merkezli irşadına nispet edilen; Türkçe hikmet geleneği, cehrî zikir, toplu halvet ve Türkistan’daki geniş halife ağıyla şekillenen tasavvuf yolu. Bu nispet mekân dosyasının gelenek bağını gösterir; kişi kimliği ayrıca doğrulanmadıkça belirli bir şeyh adına dönüştürülmez.
Ziyaretgâh / türbe kaydı; güncel erişim ve fizikî durum saha kontrolüyle güncellenir.
Taşkent — doğum ve ilk eğitim. Taşkent şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Muhammed Âlim Sıddîkī (1564-65–1634), Pîrim Şeyh’in halifesi, Aliâbâd merkezli Yesevî mürşidi ve Ahmed Yesevî’den kendi devrine uzanan tarikat hafızasını Lemehât min nefehâti’l-kuds’ta koruyan tabakat müellifidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Taşkent — doğum ve ilk eğitim” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Tarihî coğrafya bağlantısı
Aliâbâd — aile yerleşimi ve irşad merkezi. Kaynakta Semerkant yakınındaki Aliâbâd diye geçer; kesin tarihî yerleşim noktası doğrulanamadığından Payarık-Çelak bölgesi yaklaşık olarak gösterilmiştir. Biyografideki yeri Muhammed Âlim Sıddîkī (1564-65–1634), Pîrim Şeyh’in halifesi, Aliâbâd merkezli Yesevî mürşidi ve Ahmed Yesevî’den kendi devrine uzanan tarikat hafızasını Lemehât min nefehâti’l-kuds’ta koruyan tabakat müellifidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Aliâbâd — aile yerleşimi ve irşad merkezi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Tarihî coğrafya bağlantısı
Semerkant — Mevlânâ İsmetullah’ın dersleri. Semerkant şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Muhammed Âlim Sıddîkī (1564-65–1634), Pîrim Şeyh’in halifesi, Aliâbâd merkezli Yesevî mürşidi ve Ahmed Yesevî’den kendi devrine uzanan tarikat hafızasını Lemehât min nefehâti’l-kuds’ta koruyan tabakat müellifidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Semerkant — Mevlânâ İsmetullah’ın dersleri” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Tarihî coğrafya bağlantısı
Bu yolun kişi, kavram ve tarih kayıtlarını birleştiren editoryal okumalar.
Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.
Ahmed Yesevî’ye nispet edilen şiirlerle yüzyıllar içinde genişleyen ortak Yesevî külliyatını birbirinden ayıran okuma rehberi.
Mansûr Ata, Dânişmend, Hakîm Ata ve Zengi Ata çevrelerinin coğrafî ve metinsel devamı.
Kültürel tesir ile doğrudan kurumsal silsile iddiasını ayıran karşılaştırmalı dosya.
Cehrî zikir, toplu halvet, hırka ve asâ uygulamalarını kaynakların dönem farklarıyla ele alan dosya.
Bu künyeler seçilmiş şahsiyetlere bağlı anlatı ve ilişki kayıtlarından gelir; ana biyografinin bütününe ait dipnot olarak sunulmaz. Bir kaynak başlığının bulunması, bu sayfadaki her iddiayı doğruladığı anlamına gelmez.
Sûfî Muhammed Dânişmend
Anlatı kaydıHoca Ahmed Yesevî
Anlatı kaydıSûfî Muhammed Dânişmend
Anlatı kaydıSûfî Muhammed Dânişmend
Anlatı kaydıHakîm Ata (Süleyman Bâkırgānî) · Zengi Ata · Uzun Hasan Ata
Anlatı kaydı · İlişki kaydı · Kaynak sayfaları: 7Mansûr Ata · Abdülmelik Atâ
Anlatı kaydı · İlişki kaydıArslan Baba
Anlatı kaydıZengi Ata
Anlatı kaydıArslan Baba
Anlatı kaydıArslan Baba
Anlatı kaydıSûfî Muhammed Dânişmend
Anlatı kaydıSûfî Muhammed Dânişmend
Anlatı kaydıŞerif Muhammed el-Hindî
Anlatı kaydıHoca Ahmed Yesevî
Anlatı kaydıSûfî Muhammed Dânişmend
Anlatı kaydıSûfî Muhammed Dânişmend
Anlatı kaydıZengi Ata
Anlatı kaydıHakîm Ata (Süleyman Bâkırgānî) · Zengi Ata · Abdülmelik Atâ
İlişki kaydıHoca Ahmed Yesevî
Anlatı kaydıHoca Ahmed Yesevî
Anlatı kaydıZengi Ata
Anlatı kaydıHoca Ahmed Yesevî · Arslan Baba · Mansûr Ata · Sûfî Muhammed Dânişmend · Hakîm Ata (Süleyman Bâkırgānî) · Said Ata
İlişki kaydıHoca Ahmed Yesevî
Anlatı kaydıTDV İslâm Ansiklopedisi'nin ilgili tarikat ve kişi maddeleri; mevcut tarikat.org kaynak havuzuyla karşılaştırıldı.
TDV İslâm Ansiklopedisi Yeseviyye ve ilgili kişi/eser maddeleri; tarikat.org kaynak havuzuyla karşılaştırıldı.
UNESCO World Heritage Centre; TDV, Ahmed Yesevî Külliyesi
Hatırat / İstanbul Ziyaretgâhları uygulaması, sürüm 1.0.5 — çıkarılmış veri kümesi
Necdet Tosun, ‘XVII. Yüzyılda Orta Asya’da Bir Yesevî Şeyhi: Muhammed Âlim Sıddîkī’; TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Yeseviyye’