Ana içeriğe geç
HANEFÎ İLMİHALİ / 10

Giyim ve sosyal hayat.

Gündelik hayat hükümleri yalnız biçimden ibaret değildir; mahremiyet, israf, kibir, kişilik hakkı, komşuluk ve dijital ortamda kul hakkı aynı ahlâk çizgisinde buluşur.

Okuma sırasıTemel çerçeveMezhep ayrımıKaynaklarKısa cevaplar
01 / ÖĞRENME SIRASI

Önce bütünü,
sonra ayrıntıyı.

  1. 01

    Örtünme, temizlik ve süslenme

  2. 02

    Komşu, misafir ve akraba hakkı

  3. 03

    Eğlence, sanat, spor ve yarışma

  4. 04

    Sosyal medya, görüntü, iftira ve mahremiyet

02 / HANEFÎ DİKKAT NOKTASI

Mu‘temed yolu
kendi diliyle okuyun.

Örf, açık bir nasla çatışmadığı sürece uygulamanın anlaşılmasında önemlidir; yerel alışkanlık dinin değişmez hükmü gibi sunulmaz.

03 / KAYNAKLARDAN DERİN OKUMA

Hükmü bağlamı ve
kaynak sayfasıyla okuyun.

Aşağıdaki parçalar başlık özeti değildir; verilen eserlerin ilgili sayfalarından geniş metinlerdir. Tam sayfa bağlantısı metnin öncesini ve sonrasını da açar.

MÜLAKAT İLMİHAL SORULARI VE CEVAPLARI · S. 32

S63: “Biz vaktiyle Câhiliye halkı olarak putlara tapar, ölü hayvan eti yerdik. Bir sürü edepsizlikler yapardık; yakınlarımıza ilgisiz kalır, komşularımıza kötülük ederdik. Güçlü olanlarımız zayıfları ezerdi. İşte Allah bize Peygamberimizi göndermezden önceki halimiz bu idi... O Peygamber bize doğruluğu öğretti; emanete sadık kalmayı, akrabamıza ilgi göstermeyi, komşularımıza iyi davranmayı, insanların haklarına ve hayatlarına saygılı olmayı emretti. Çirkin davranışları, yalancı şahitliği, yetim malı yemeyi, namuslu kadınlara iftira atmayı yasakladı.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, II, 202) Mekke’de müşriklerin dayanılmaz boyutlara ulaşan baskısı karşısında Habeşistan’a sığınan Müslümanların sözcüsü olarak

Eserde tam bağlamı aç →
MÜLAKAT İLMİHAL SORULARI VE CEVAPLARI · S. 14

S28-Namazın mekruhlarından dört tanesini yazınız. C28- a) Kıyam, rüku ve secde aralarındaki tekbir ve zikirleri kendi yerlerinden sonraya bırakmak, b) Namaza ilişkin filleri özürsüz yere, namazın sünnet ve adabına uymaksızın yerine getirmek, c) Abdesti sıkışık olduğu halde namaz kılmak, d) Başkasına ait bir yerde veya başkasına ait bir elbise içinde sahibinin izni olmadan namaz kılmak.

Eserde tam bağlamı aç →
SUFFA MECLİSLERİ İLMİHÂL MÜFREDATI · S. 218

Namazın Şartları 1. Hadesten taharet: Cünüplük ve abdestsizliğe “Hades” denir. Namaz kılmak için hükmî pislik denen “hades” ten temizlik şarttır. (Gerekli hallerde) Gusül yapmak ve abdest almak “hades” ten temizlenmek demektir. 2. Necasetten taharet: Namaz kılacak kişinin, bedeninde, üzerindeki elbisede ve namaz kılacağı yerde (namaza engel olacak kadar) pislik varsa bunları temizlemektir. 3. Setr-i avret: Namaz kılacak kişinin vücudunda örtünmesi gereken yerleri örtmesi demektir. Erkeklerde; örtünmesi farz olan yerler, göbek altından dizkapağına kadar olan kısmıdır. (Dizkapağı dahil) Kadınlarda; yüz, eller ve ayaklardan başka vücudun her tarafının örtünmesi farzdır. Örtünmesi gereken organlardan birinin dörtte biri, bir rükün eda edecek kadar (üç tesbih miktarı) bir zaman açılsa namaz sahih

Eserde tam bağlamı aç →
SUFFA MECLİSLERİ İLMİHÂL MÜFREDATI · S. 463

disi ve çoluk çocuğu için alıkoymak caiz ise de en uygun olanı, kurban etini üçe taksim edip; birini, kurban kesemeyen yoksullara sadaka olarak dağıtmak, bir bölümünü de akraba, tanıdık ve komşulara ikram etmek, birini de kendi çoluk çocuğu ile yemektir. Müslüman olan komşulara kurban etinden hediye etmek caiz olduğu gibi, Müslüman olmayan komşulara da vermek caizdir. Şayet, kurban kesen kimsenin çoluk çocuğu kalabalık ve hali vakti de çok iyi değilse, kurban etini sadaka ve hediye olarak dağıtmayıp tamamını çoluk çocuğu için alıkoyması daha uygun olur.

Eserde tam bağlamı aç →
İLM-İ HÂL · S. 353

TESETTÜR VE MEDENİYET: Tarih boyunca, her cemiyette, insan, «tesettür» etmiştir. Yani, bütün tarihi boyunca, beşeriyet, çıplaklıktan kaçınmış, şu veya bu tarzda giyinmeye ve örtünmeye çalışmıştır. Hatta «vahşi kabileler»de ve gruplarda bile — belli bir seviyede de olsa — bir «örtünme duygusu» vardır. Yani, insan, çıplak yaratılmış ve fakat «çıplak yaşayamamıştır». İnsanı, giyinmeye zorlayan pek çok sebep vardır. Bunlar, içinde yaşadığımız tabiat şartları, iklimler, mevsimler, kültür değerlerimiz, dinimiz, ahlâkımız, töremiz ve kanunlar... olarak sayılabilir. Bunun yanında işimiz, mesleğimiz, yaşımız, cinsiyetimiz, zevkimiz, iktisadî gücümüz... giyim ve kuşamımızı biçimlendiren ve tayin eden âmillerdir. Bu âmiller arasında, kültür ve medeniyet değerlerinin yeri asla küçümsenemez. Hatta, denebilir ki, bir bakıma, insanların giyimine, kuşamına ve davranış biçimlerine bakarak, hangi milletten, hangi dinden, hangi kültür ve medeniyetten, hangi iş ve meslekten... olduğunu, büyük ölçüde tahmin etmek mümkündür. Her halde, bu konuya ışık tutmak için Şanlı Peygamberimiz şöyle buyururlar: «Kime benzerseniz ondansınız». Milletlerarası «kültür etkileşimine» rağmen, insanların giyim ve kuşamlarında millî, mahallî, dinî ve içtimaî âmiller, rollerini oynamaya, belli bir ölçüde de olsa, devam ediyorlar. Milletlerarası giyim ve kuşam konusunda, «ortak normlar», gün geçtikçe, artmakla birlikte, millî ve mahalli motifler, her hâl ü kârda, kendilerini hisset-

Eserde tam bağlamı aç →
İLM-İ HÂL · S. 254

KILIK VE KIYAFET: Müslüman, mutlaka temiz ve sade giyinmelidir. Müslüman, giyimi ile kuşamı ile tavır ve hareketleri ile temizliği, sadeliği, zarafeti, vakar ve ciddiyeti temsil etmelidir. Cemiyet içinde gülünç, zavallı, ezik ve yenik düşmemelidir. Öte yandan, elbette pis ve pasaklı olmamalıdır. Erkekler erkek gibi, kadınlar da kadınlar gibi giyinmelidir. Erkeklerin kadınlar, kadınların da erkekler gibi giyinmeleri ve davranmaları haramdır. Her iki cinsin de İslâmî manada «tesettüre» (örtünmeye) riayet etmeleri şarttır. Tesettüre riayetsizlik haramdır. İpekli giyim eşyası, altın yüzük ve süs eşyası erkeklere haram, kadınlara helâldir. Kadınlar, «nâmahrem» gözlerden saklamak şartı ile altından yapılmış ziynet ve süs eşyası takabilirler. Erkeklere, gümüş yüzük takmak helâl... Müslümanlar, giyim ve kuşamda, harama düşmemek ve «küfür alâmetlerini» taşımamak şartı ile mümkün mertebe, içinde bulundukları zamanı ve zemini kollayarak hareket etmeli ve Müslümanların hor görülmesine ve hakir düşürülmesine sebep olmamalıdırlar. Erkeklerin bıyık ve sakal uzatmaları sünnettir. Ancak, bıyıklar, ağza girmeyecek biçimde kırpılmalı, sakallar bakımlı ve uzunluğu bir tutamı aşmamalıdır. Çenede biraz kıl bırakıp ötesini kazımak sünnete aykırıdır.

Eserde tam bağlamı aç →
RESİMLİ MUHTASAR İLMİHAL · S. 200

1- Komşu Hakkına Riayet Aile ve akrabalarımızdan sonra bize en yakın olan komşularımızdır. Komşu hakkını son derece gözetmek; elimizle, dilimizle ve diğer hareketlerimizle onları katiyyen rahatsız etmemek gerekir. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Bana Cebrail komşu hakkı hususunda o kadar çok tavsiyelerde bulundu ki, nerede ise komşuyu komşunun malına varis kıla­ cak sandım " buyurmuşl ardır.

Eserde tam bağlamı aç →
RESİMLİ MUHTASAR İLMİHAL · S. 98

7 Meali: "Rahman ve Rahim olan All ah 'ın adıyla. Hamd, alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim ve din gününün sahibi olan Allah'a mahsustur. Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yard ım dileriz. Bizi d oğ ru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gadaba uğ rayanlarınkine, sapıkların kine değil. "

Eserde tam bağlamı aç →
DELİLLERİYLE İSLÂM İLMİHALİ · S. 132

D - Abdestin Âdâbı: Hanefîler mendup anlamında “edeb” ve çoğulu “âdâb” terimini kullandılar. Edeb veya mendûp, Rasûlullah (s.a.s)’ın bir veya iki defa yaptığı ve devamlı olarak işlemediği fiillerdir. Hükmü; işlendiği zaman sevabın olması, terkedildiğinde ise kınamanın bulunmamasıdır. Mâlikîler ise, bu fiiller için mendup veya âdâb yerine “fazilet”, “haslet” ve “müstehab” terimlerini kullanırlar.

Eserde tam bağlamı aç →
DELİLLERİYLE İSLÂM İLMİHALİ · S. 222

Namazda Fatiha’yı okumak vaciptir. Fatiha terkedilse, namaz tahrimen mekruh olmakla birlikte sahihtir. Hz. Peygamber’in; “Fatiha’yı okumayanın namazı kabul değildir” 180 hadisi Hanefî müctehidlerince “Fatihasız namazın fazileti yoktur” anlamına hamledilmiştir. Çünkü bu hadis; “Mescide komşu olan kimsenin, mescidde kılmadıkça namazı caiz olmaz” 181 hadisine benzemektedir. Gerçekte İslâm âlimleri, bu hadise dayanarak, mescide komşu olanların yalnız başına kılacakları namazın sahih olmadığını söylememişlerdir. Belki cemaat sevabından mahrum kalır ve namazın fazileti azalmış bulunur.

Eserde tam bağlamı aç →
05 / İLGİLİ FETVALAR VE DELİL YOLU

Gündelik sorudan
delilin bulunduğu sayfaya.

FETVA UYARISI

Bu sayfa genel öğrenme çerçevesidir. Boşanma, miras, sağlık, finans ve ibadet geçerliliği gibi sonuç doğuran şahsî meselelerde ayrıntılar eksiksiz anlatılarak ehil bir fetva merciine başvurulmalıdır.

SONRAKİ KONU / 11

Sağlık ve özel hâller

Hanefî yolu →
Kullanım kılavuzu ve SSSGizlilik politikasıDesigned byPixelvane