Sühreverdiyye, Ebü’n-Necîb Abdülkāhir es-Sühreverdî’nin mürid âdâbı ve ribat terbiyesiyle hazırladığı zemin üzerinde, yeğeni Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî tarafından 12. yüzyıl sonu ile 13. yüzyıl başında Bağdat merkezli olarak kurumsallaştırılan tasavvuf yoludur. Yolun ayırt edici tarafı yalnız bir zikir biçimi değildir. Medrese ilimleriyle tasavvuf terbiyesini, şeyh-mürid ilişkisini, ribat hayatını, sohbeti, seferi ve toplumsal hizmeti aynı eğitim düzeninde ele alır. Şihâbeddin Ömer’in Avârifü’l-maârif adlı eseri bu düzenin kavramlarını ve günlük âdâbını sistemleştirmiştir. Bağdat’taki merkez, halifeler ve seyahatler yoluyla İran, Anadolu, Suriye ve özellikle Hint alt kıtasına uzandı. Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî’nin çevresi Bahâiyye’yi; Necîbüddin Buzguş’un Şiraz çevresi ise Buzguşiyye yahut Necîbiyye kolunu meydana getirdi. Bu yayılma tek biçimli bir teşkilat olarak değil, yerel ilim ve irşad çevreleriyle kurulan ilişkiler ağı olarak okunmalıdır.