S 6 - Teyemmümü mubah hale getiren bir mazeret sebebiyle teyemmüm yapılmış da bu mazeret hali ortadan kalkmışsa, teyemmüm bozulmuş olur mu? C 6 - Hastalık, tehlike, şiddetli soğuk, suyu elde edecek araç ve gerecin yokluğu gibi teyemmümü mubah hale getiren bir mazeret sebebiyle teyemmüm yapılmış da bu mazeret hali ortadan kalkmışsa, teyemmüm bozulmuş olur.
Eserde tam bağlamı aç →Tahâret ve beden hâlleri.
Temizlik bahsi suyun hükmünden beden hâllerine, abdestten özür sahibine uzanan geniş bir geçerlilik alanıdır. Her meselede maddî temizlik ile hükmî temizlik birbirinden ayrılır.
Önce bütünü,
sonra ayrıntıyı.
- 01
Temiz ve temizleyici su ölçüsü
- 02
Necasetin giderilmesi ve affedilen miktarlar
- 03
Abdest, gusül, teyemmüm ve mesh
- 04
Hayız, nifas, istihâze ve sürekli özür
Mu‘temed yolu
kendi diliyle okuyun.
Niyet, besmele ve tertip Hanbelî abdest anlatımında belirgindir; başın tamamı ile ağız ve burnun hükmü diğer mezheplerden ayrıntıda ayrılır.
Hükmü bağlamı ve
kaynak sayfasıyla okuyun.
Aşağıdaki parçalar başlık özeti değildir; verilen eserlerin ilgili sayfalarından geniş metinlerdir. Tam sayfa bağlantısı metnin öncesini ve sonrasını da açar.
S3-Özürlünün abdest süresi ne kadardır. C3- Özürlü kimse vakit girdiğinde abdest alır. Abdesti bozan başka bir durum meydana gelmedikçe, o vaktin sonuna kadar abdestli sayılır. Dilediği kadar farz, vacip, sünnet,kaza namazı, Cuma ve bayram namazı kılabilir, Kabeyi tavaf edebilir ve mushafı tutabilir.
Eserde tam bağlamı aç →Temizliğin Çeşitleri Temizliğin iki temel başlığı olduğunu söylemiştik. Bunlar: Hadesten Taharet ve Necasetten Taharettir. Hadesten Taharet Bazı ibadetlerin yapılmasına mani olan hükmî pisliğe “Hades”, bundan temizlenmeye de “Hadesten Taharet” denir. Hades, biri küçük, diğeri büyük olmak üzere ikiye ayrılır. Küçük hadesten temizlenmeye “Tahâret-i Suğra” denir. Bu, abdestsizliği gideren temizliktir, yani abdest almak demektir. Büyük hadesi gideren temizliğe de “Tahâret-i Kübra” denir. Cünüplükten, hayız ve nifas hallerinden temizlenmektir ki buna gusül denir. Abdest almak veya gusletmenin mümkün olmadığı hallerde bunların yerine teyemmüm edilir. Necasetten Taharet Pis olan şeye “Necaset”, bundan temizlenmeye de “Necasetten Taharet” denir. Namazın sahih olabilmesi için beden, elbise ve namaz kılınacak yerin temiz olması şarttır. Namazın sahih olmasına mani olup olmaması bakımından necasetler ikiye ayrılır: a) Necaset-i Galize: Hafif olmayan ağır necaset demektir. Bunlar; insanlara ait (emzikli çocuğun ki de dahil) dışkı, sidik, vücudun herhangi bir yerinden akan kan, irin, ağız dolusu kusuntu, meni; kadınlardan adet, lohusalık ve istihaza hallerinde gelen akıntılardır.
Eserde tam bağlamı aç →Cuma ve vakit namazlarının geçmesinden korkmak ise teyemmüm için özür değildir. Bu sebeple abdest alan kimse cuma namazına yetişemezse öğle namazını kılar. Abdest aldığı takdirde bir farz namazın vaktinin çıkacağını anlayan kimse de teyemmüm edemez, abdest alır, namazı vaktinde kılamazsa kaza eder. Yakında su bulunduğunu tahmin eden kimsenin bunu araştırması gerekir. Eğer yakınlarda su olmadığı kanaatinde ise araştırması gerekmez. Arkadaşında su varsa, teyemmüm etmeden önce ondan su ister, şayet vermezse ondan sonra teyemmüm eder. Yanında su olmayan, fakat su bulacağını uman kimsenin, (kerahet vaktine girmemek ve teyemmüm edip namaz kılabilecek bir zaman kalmak şartıyla) namazı vaktin sonuna kadar tehir etmesi müstehaptır. Suyu bulursa abdest alır, bulamazsa teyemmüm ederek namazını kılar. 3. Teyemmümün yeryüzü cinsinden, pislik dokunmamış temiz bir şeyle yapılması Toprak, taş, kum, tuğla ve kiremit gibi şeylerle teyemmüm yapılır. Odun, bakır, demir gibi şeylerle teyemmüm yapılmaz. Ancak bunların üzerinde temiz toz bulunursa bu toz ile teyemmüm yapılabilir. 4. Teyemmümde yüzü ve kolları kaplayacak şekilde meshetmek 5. Meshi elin tamamı veya çoğu ile yapmak İki parmağı ile meshetmek caiz değildir. 6. Elin içi ile teyemmüm edilecek şeye iki kere vurmak Yani yeryüzü cinsinden olan şeye ellerini iki kere koymak. Teyemmümde ilk defa elini koyduğu yere ikinci defa da elini koyabilir. Bir kimsenin teyemmüm ettiği yerde bir başkası da teyemmüm edebilir. 7. Abdest almaya veya gusul yapmaya engel haller bitmiş ve kesilmiş olmak
Eserde tam bağlamı aç →Ezber cevaptan
konu bağlantısına.
- S. 1 · KAYNAK SAYFA 12
Abdesti bozan durumlardan üç tanesini yazınız.
a) İdrar ve dışkı yollarından idrar,dışkı, meni, mezi, kan gibi bir necasetin, herhangi bir sıvının veya maddenin çıkması, yellenmek. b)Ağız dolusu kusmak. Kusulan şey ister yemek, ister safra veya kan olsun. c) Namazda yakındadaki şahısların duyabileceği şekilde sesli olarak gülmek.
- S. 2 · KAYNAK SAYFA 12
Mazeret sahibi kimlere denir.
Devamlı burun kanaması , idrarı tutamama, devamlı kusma, yaranın devamlı kanaması, kadınların akıntısı gibi abdesti bozan ve kısmen süreklilik taşıyan bedeni rahatsızlığı olan kimselere özürlü mazaret sahibi denir.
- S. 3 · KAYNAK SAYFA 12
Özürlünün abdest süresi ne kadardır.
Özürlü kimse vakit girdiğinde abdest alır. Abdesti bozan başka bir durum meydana gelmedikçe, o vaktin sonuna kadar abdestli sayılır. Dilediği kadar farz, vacip, sünnet,kaza namazı, Cuma ve bayram namazı kılabilir, Kabeyi tavaf edebilir ve mushafı tutabilir.
- S. 5 · KAYNAK SAYFA 12
Mesti bozan durumlardan üç tanesini yazınız.
a)Abdesti bozan durumlar mest üzerine meshide bozar. b) Üzerine meshedilen mestin ayaktan çıkması veya çıkarılması. c) Mesh süresinin sona ermesi
- S. 6 · KAYNAK SAYFA 12
Hades-i asgar ve hades-i ekber nedir açıklayınız.
Abdest almayı gerktiren hallere küçük kirlilik (hades-i asgar), guslü gerektiren hallere de büyük kirlilik (hades-i ekber) denir.
- S. 7 · KAYNAK SAYFA 12
Guslü gerektiren temel sebepler nelerdir.
a) cünüplük, b) hayız, c) nifas.
Gündelik sorudan
delilin bulunduğu sayfaya.
Sürekli özür sahibi nasıl abdest alır?
Özrün bir namaz vakti boyunca abdeste ve namaza yetecek kadar kesilmemesiyle başlayan özel hüküm, sonraki vakitlerde devam şartıyla sürer. Ayrıntı mezhebe göre değiştiğinden vaka tarifi önemlidir.
Fetva kaydını aç →Hamdi Döndüren’de delil ve dipnotları ara →Bu sayfa genel öğrenme çerçevesidir. Boşanma, miras, sağlık, finans ve ibadet geçerliliği gibi sonuç doğuran şahsî meselelerde ayrıntılar eksiksiz anlatılarak ehil bir fetva merciine başvurulmalıdır.
