S.79- A'râf ne demektir? C.79-“Dağ ve tepenin yüksek kısımları” anlamına gelen a'râf, cennetle cehennemin arasında bulunan sûrun ve yüksek kısmın adıdır. Bilginler, a'râf ve a'râflıkların kimler olacağı konusunda farklı iki görüşe sahip olmuşlardır: 1. Herhangi bir peygamberin tebliğini duymamış olarak ölen insanlarla, küçükken ölen müşrik çocukları a'râfta kalacaklardır. 2. A'râflıklar, iyi ve kötü amelleri eşit olan müminlerdir. Bunlar cennete girmeden önce cennetle cehennem arasında bir süre bekletilecekler, sonra Allah'ın lutfuyla cennete gireceklerdir. (İlmihal I,T.D.V yay.,İst.1998, s.128)
Eserde tam bağlamı aç →Doğum ve çocukluk.
Çocukluk ilmihali merasim listesi değildir. Çocuğun can, kimlik, nesep, bakım, beslenme, eğitim ve güvenlik hakları; doğumla ilgili sünnet ve geleneklerden önce gelir.
Önce bütünü,
sonra ayrıntıyı.
- 01
Güzel isim, nesep ve kimlik hakkı
- 02
Emzirme, bakım, nafaka ve velâyet
- 03
Akîka, saç, tahnîk ve ezân uygulamaları
- 04
Hitan, mahremiyet, sağlık ve güvenlik
Mu‘temed yolu
kendi diliyle okuyun.
Akîka sünnettir; çocuğun bakım, nafaka, nesep ve güzel isim hakkı merasimlerden önce gelir. Hitan sağlık ve mahremiyet korunarak yürütülür.
Hükmü bağlamı ve
kaynak sayfasıyla okuyun.
Aşağıdaki parçalar başlık özeti değildir; verilen eserlerin ilgili sayfalarından geniş metinlerdir. Tam sayfa bağlantısı metnin öncesini ve sonrasını da açar.
S.97-İlhad ne demektir? C.97-Çukur anlamındaki "lahd" kökünden gelen ilhâd, sözlükte haktan ayrılmak ve sapmak demektir. Dinî literatürde ise ilhad, Allah'ın varlığını ve birliğini inkâr etmek, hakikatten sapmak, inançsızlık ve dinsizlik gibi anlamlara gelmektedir. İslâm'ın ilk yıllarında dine ters düşen davranışlara ilhad denirken çağımızda ortaya çıkan bu tür hareketlere kelâm ve felsefe açısından ateizm denmektedir. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
Eserde tam bağlamı aç →bir değerlendirme yapacak olursak, 7 yaş altı çocukların kurban kesimine uzaktan bile şahit olması sakıncalıdır. 7-12 yaş arası çocuklar, ısrarcı olduklarında kurban kesimini uzaktan izleyebilirler. Ancak bu izlemede çocuklar, bıçak, kan, hayvanın çıkarmış olduğu hırıltı gibi olumsuz görüntülere şahit olmamalıdır. Ergenlik dönemine girmiş, 12 yaş üstü çocuklar ise kurban kesimini izleyebilirler. Kızların ve erkeklerin kurban kesiminden etkilenmeleri farklı olabilir. 12 yaş üstü bile olsa kız çocuklarının hassas durumlarını göz önüne alarak değerlendirme yapmak daha doğru olacaktır. Kurbanlığın bir şekilde kesildiğini öğrenen çocuklara, kurbanın Allah’a hediye olduğu için acı çekmediğini, bilakis insanların vücuduna girip onları güçlendireceği için mutlu olacakları anlatılabilir. 12 yaş öncesi çocuklar: “Bu ineği kestiniz mi?” şeklinde sorular sorduğunda: “Allah’a hediye ettik” şeklinde cevap vermek daha doğrudur. Çocuklar kurbanlıkları severler, onlarla duygusal bağlar kurabilirler. Kurban kesildikten sonra, “Bak bu senin beslediğin koyunun eti, hadi ye” demek çocuk için yıkıcı olabilecektir. Birde kurbanın kanını alıp çocukların alnına sürmek, çocuk ruhunda olumsuz derin izler bırakabilecektir. Bundan dolayı şehirlerdeki çocuklar bu ortama önceden hazırlanmalıdır. 2. Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu? Hayır asla! Çünkü ibadetlerin cinsini ve keyfiyetini biz tayin edemeyiz. İbadetler tamamen Mabudun bildirdiği gibi olmalıdır. Başka türlü verme ibadetleri zaten vardır. Kişi onlardan yapması gerekenleri de yapacak, gerekiyorsa kurbanını da kesecektir. Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadeti belirli şartları taşıyan hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilir. Kurban bedelini yoksullara ya da…
Eserde tam bağlamı aç →Akika Kurbanı Doğan çocuk için kesilen kurbana akika kurbanı denir. İslâm’dan önceki cahiliye devrinde Araplar kız çocuğu istemezler, hatta kız çocuklarını diri diri gömerlerdi. Erkek çocukları için de “akika” kurbanı keserlerdi. Peygamberimiz; Kurbanı, Allah’a şükür maksadıyla hem erkek, hem de kız çocukları için kesilmesi şekline getirerek önceden uygulanmakta olan cahiliye adetini değiştirdi ve isyan manası taşıyan “akika” kelimesini de “taat” manasında olan “Nesike” ye çevirdi. Doğan çocuğun yedinci günü bir koyun veya keçi keserek ziyafet vermek ve çocuğun saçını tıraş etmek mubahtır. Yani dileyen yapar, dileyen yapmaz. Malikî ve Şafiî mezheplerine göre müstehap, Hanbelîlere göre de sünnettir. Nesike Kurbanı, çocuğun doğumunun yedinci veya ondördüncü, yahutta yirmibirinci günü kesilir. Yedinci günü kesmek daha faziletlidir. Çocuğun doğumundan itabaren bulûğ çağına gelinceye kadar da kesilebilir. Kesilen bu kurban yenilir, yedirilir ve başkalarına da sadaka olarak verilir.
Eserde tam bağlamı aç →muhtaç görünüyorlar. Maalesef, Müslümanlar, çocuklarına muhtaç oldukları İslâmî ve muasır terbiyeyi verememektedirler. Hâlbuki bu onların haklarıdır. Başka cemiyetler, bu konuda, hiçbir fedakârlıktan ve mücadeleden çekinmezlerken, biz Müslümanların durumu yürekler acısıdır. Bu sebepten diyoruz ki, dünyanın neresinde bulunurlarsa bulunsunlar, Müslüman aileler, el ve iş birliği yaparak, içinde yaşadıkları cemiyetin, müsait olmayan şartlarını dahi sonuna kadar gererek İslâmî ölçüler içinde terbiye veren muasır okullar açmalıdırlar. Anaokullarının çocukların bedenî, zihnî, hissî, iradî ve içtimai gelişmelerinde çok mühim rolleri vardır. Bu okullarda okuma yazma öğretilmez, yukarıda saydığımız şartlar altında, yeni yetişecek nesillere İslâmî ruh, iman ve ahlâk ölçüleri içinde bedenî ve ruhî gelişme sağlanır çocuklar mektep hayatına hazırlanır. Bu okullarda, çocuklar, yetişmiş ve ehliyetli mümin ellerde, her bakımdan güçlendirilir. Gelişmenin çeşitli veçheleri açısından tam bir kontrol altında tutulur. Beden ve ruh sağlıkları, terbiyecilerin ve tabiplerin devamlı bakımı ve gözetimi altında teminat altına alınır. Çocukların, aile terbiyesi ile birlikte yavaş yavaş da olsa hayata hazırlanmaları sağlanır. Aile sevgisi ile birlikte, çocuktaki «istiklâl şuuru» da kuvvetlendirilir. Esasen, 2 — 4 yaşları arasındaki çocuklarda sık sık görülen inatçılık ve aksilik davranışları, onların «istiklâl arzusundan» kaynaklanmaktadır. Anaokullarında, çocukların bu arzuları tatmin olacağından, böyle hissî meselelerden kurtulurlar. Bütün bunlardan sonra, ehemmiyetle belirtmek gerekir ki, bir kavmin, bir ırkın, bir cemiyetin istiklâli, kendi çocuklarına istediği terbiyeyi verebilmesi ölçüsünde vardır. Kendi çocuklarına istedikleri terbiyeyi veremeyen cemiyetler, asla hür ve bağımsız değildirler.…
Eserde tam bağlamı aç →YENİ DOĞMUŞ KIZ VE ERKEK BEBEKLER: Normal şartlarda, kız çocuğu, erkek çocuğa nazaran, 8 - 10 gün daha önce doğar. Çünkü onun ana karnındaki gelişimi daha hızlıdır. Zaten, her ne hikmetse, kız çocukları, bütün hayatları boyunca, gelişme basamaklarını, erkeklerden önce geçerler. Yani onlar, daha erken büluğa ererler ve daha erken üremeden kesilirler. İstatistiklerden öğrendiğimize göre, her yaşta, erkekler arasında ölüm nispeti, kadınlara nazaran daha yüksektir. Yine, hastalıklara karşı kız çocukları, erkek çocuklarına nazaran daha dayanıklı gözükmektedirler Bir yıl içinde doğan erkek ve kız çocuğu nisbeti eşit iken, hatta erkek nisbeti biraz daha fazla iken, kısa bir zaman sonra, ölümleri sebebi ile erkek çocuklarının nisbeti kızların altına düşer. Biyologlar, bütün tabiatta, «dişi hücrenin», erkek hücreye nazaran, hastalıklara ve fizik tehlikelere karşı daha mukavim yaratıldığını söylüyorlar. Zaten görünen de odur. Bununla birlikte, erkek çocukları, doğum anında, kız çocuklarına nazaran daha boylu ve daha ağırdırlar. Normal şartlarda yeni doğmuş kız çocuklarının boy ortalaması 49 cm. ise, erkek çocuklarının 50 cm.dir. Yine, normal şartlarda, kız çocuklarının ağırlık
Eserde tam bağlamı aç →Kerahet Vakitleri Üç vakit vard ı r ki bu vakitlerde namaz kılınmaz. 1- Güneş doğduktan sonra, (Türkiyede yaklaşık 40-50 dakika) 2- Güneş tam zeval vakt inde iken, yani öğle namazı ndan ewelki vakit, (Türkiyede yaklaşık 20 dakika) 3- Güneş batarken, yani akşam namazından evvelki 45 dakika içinde. Bu vakitte ancak o günün ikindi namazının farzı kı l ınabilir. Bu üç vakitte; kazaya kal mış farz namazlar, vacip namazlar, kerahet vaktinden önce hazırlanmış cenazenin namazı kılınmaz . Yine önceden okunmuş bir secde ayetinden dolayı tilavet secdesi de yapılmaz. Aksi takdirde tekrar yapılması lazımd ı r. Bu üç vakitte nafile namaz da kılınmaz, fakat kılındığı takdirde tekrar kı lınmas ı gerekmez. Kerahet vakitlerinde Kur'an okuyup, zikir yapmak caizdir. Sabah namazı vakti girdikten sonra, (sabah namazı n ı n sünneti hariç) güneş doğuncaya kadar, ikindi namazı kı lındıktan sonra da güneş batıncaya kadar nafile namaz kı lmak mekruhtur.
Eserde tam bağlamı aç →Aklka Kurbanı Yeni doğan çocuk için Cenab-ı Hakk' a şükür olarak kesilen kurbana 'Aklka kurbanı ' denir. Aklka kurbanı kesmek müstehabtı r. Doğduğu günden itibaren her zaman kesilebilir. Yedinci günü kesmek daha faziletlidir. Doğumun yedinci günü çocuğun saçları tıraş edilir ve saçların ağırlığınca altın veya gümüş sadaka verilip kurbanı kesilir. Erkek ve kız çocuğu için birer kurban kesilir. Erkek çocuk için iki kurban kesilmesini söyleyen alimler de vardır. Kurbana elverişl i olan her hayvan aklka için kesilebilir. Aklka kurbanın kemikleri, çocuğun sağ l ık ve selametine bir hayır di leği olsun diye kırılmayıp ek yerlerinden ayrılabilir veya çocuğun mütevazı olmas ı na ve kötü huylardan korunmasına bir temenni olsun diye kırı labi lir. ikisi de müstehap görülmüştür.
Eserde tam bağlamı aç →B - Lohusalık (Nifas): Nifas, doğumun arkasından gelen kan demektir. Doğum sırasında çocuk ile birlikte veya doğumdan önce gelen kan, bozuk bir kan veya özür (istihâza) kanıdır. Kadın gebelik süresince ve doğum gerçekleşinceye kadar abdest alır ve namazını kılar. Rahatsızlığı sebebiyle abdest alamazsa teyemmüm eder ve namazını ima ile kılar, namazı vaktinden sonraya bırakmaz.
Eserde tam bağlamı aç →şer’î günün yarısı, yani istiva zamanı fecirden 5 saat 35 dakika sonra olup, güneşin doğmasından 3 saat 50 dakika sonraya rastlamış olur. Bu yüzden şer’î günün yarısı, zeval vaktinden 52 dakika önce olmuş olur. İşte bu 52 dakikalık süre bir kerâhet zamanıdır. Harzem fakihlerinin görüşü bu şekildedir. (Mekruh vakitler konusuna bk.)
Eserde tam bağlamı aç →Ezber cevaptan
konu bağlantısına.
- S. 47 · KAYNAK SAYFA 42
Cemaat kaç kişiden oluşur?
Cemaatin en az sayısı imam ve ona uyan olmak üzere iki kişidir. Hatta uyan kişi çocuk da olabilir.
- S. 48 · KAYNAK SAYFA 42
Cemaatte saf düzeni nasıldır?
İmama uyacak kişi sadece bir erkek ise imamın sağına durur. Birden çok iseler imamın arkasına dururlar. Tek kadın ise imamın arkasına durur. Cemaat çoksa önce erkekler safı, onun arkasında çocuklar safı ve onun arkasında kadınlar safı olacak şekilde yapılır.
Gündelik sorudan
delilin bulunduğu sayfaya.
Kısa fetva kaydı henüz yok; konu metnini ve Delilleriyle İslâm İlmihali’nin ilgili sayfalarını birlikte okuyun.
Bu sayfa genel öğrenme çerçevesidir. Boşanma, miras, sağlık, finans ve ibadet geçerliliği gibi sonuç doğuran şahsî meselelerde ayrıntılar eksiksiz anlatılarak ehil bir fetva merciine başvurulmalıdır.
