S.56-Cenaze namazında kadınların erkeklerle aynı hizada bulunması namaza zarar verir mi? C.56-Cenaze namazı, mutlak namaz olmadığı için cenaze namazında kadınların erkeklerle aynı hizada bulunması namaza zarar vermez. ( a,g,e,s,274)
Eserde tam bağlamı aç →Vefat, cenaze ve miras.
Vefat sonrası görevler cenazenin haysiyetini, borç ve vasiyeti, mirasçıların hakkını ve yas yaşayan ailenin korunmasını birlikte gözetir.
Önce bütünü,
sonra ayrıntıyı.
- 01
Ölüm öncesi vasiyet, borç ve helâlleşme
- 02
Yıkama, kefen, cenaze namazı ve defin
- 03
Taziye, kabir ziyareti ve yas adabı
- 04
Tereke, borç, vasiyet ve mirasa giriş
Mu‘temed yolu
kendi diliyle okuyun.
Cenaze görevleri toplumsal sorumluluktur; vasiyet ve mirasta mal sahibinin sınırsız tasarrufu değil hak sahiplerinin payı esastır.
Hükmü bağlamı ve
kaynak sayfasıyla okuyun.
Aşağıdaki parçalar başlık özeti değildir; verilen eserlerin ilgili sayfalarından geniş metinlerdir. Tam sayfa bağlantısı metnin öncesini ve sonrasını da açar.
S.99- Kimlerin cenaze namazı kılınmaz? C.99–1.Anasını veya babasını kasten öldüren kimselerin 2.Çatışma esnasında öldürülen eşkıyanın, teröristlerin ve soyguncuların 3.Yanlışlıkla veya dayanılmaz bir ağrı ve acıdan dolayı olmadıkça, bilerek kendini öldüren yani intihar eden kimsenin 4.İrtidad ederek Müslümanlıktan çıkmış olan kimsenin cenaze namazı kılınmayacağı gibi, Müslüman mezarlığına da defnedilmez. ( a,g,e,s,364–365)
Eserde tam bağlamı aç →bir saf halinde de olabilir. Bu durumda erkek cenazeler imamın önünde bulundurulur, sonra çocukların, daha sonra da kadınların cenazeleri konulur. Ölü, yıkanmadan veya namazı kılınmadan defnedildiği durumda kabrin üzerine toprak atılmışsa artık kabir bir daha açılmaz. Kabir üzerinde namazı kılınır. Kuyuya düşüp çıkarılamayan veya çöken bir binanın altında kalıp çıkarılması mümkün olmayan kimselerin de namazı bu hükümdedir. Kabir üzerine toprak atılmamış ise çıkarılıp namazı kılınır, yıkanmadan defnedilmiş ise, yıkanır ve namazı daha sonra kılınır. Kabirde ölü sağ yanı üzerine konulmamış ve yüzü kıbleye çevrilmemiş ise, üzerine toprak atılmışsa artık kabir açılmaz. Eğer toprak atılmamış ise kabir açılarak ölü sağ yanı üzerine yatırılarak yüzü kıbleye çevrilir. Namazı kılınmadan veya yıkanmadan defnedilen bir ölü. dağılmadıkça cenaze namazı kabri üzerinde kılınır. Ölünün vücudu dağılmışsa kılınmaz. Bu hususta kuvvetli kanaat ne ise ona göre amel edilir. Hanefilere göre cenazeyi cami içine koyarak cenaze namazını camide kılmak mekruhtur. Cenaze, caminin dışına konulup cemaatın bir kısmı imam ile beraber cenazenin yanında, bir kısmı da caminin içinde bulunursa mekruh olmaz. Cenaze namazının mezarlıkta kılınması da doğru değildir. Fakat kılındığı takdirde yeterli olur. Cadde üzerinde de cenaze namazı kılmak mekruhtur. Anne ve babasını kasden öldüren kimsenin cenaze namazı kılınmaz. İslam devletine ve meşru halifeye karşı isyan edenler ile yol kesenler, çarpışma sırasında öldürüldükleri takdirde yıkanmaz ve cenaze namazları kılınmaz. Nitekim Hz. Ali, asilerin cenazesini yıkamamış ve namazlarını kılmamıştır. Çatışmadan sonra yakalanıp öldürülenlerin namazı kılınır. Kasten adam öldürdüğü için idam edilen kimsenin de cenaze namazı kılınır. İntihar eden (kendini öldüren)…
Eserde tam bağlamı aç →niz. Çünkü kabirleri ziyaret, size ahireti hatırlatır.” (İbn Mâce, Cenâiz, 47) Başka bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “Ben sizi kabirleri ziyaret etmekten nehyetmiştim. Fakat, Peygamberiniz Muhammed’e (sas) annesinin kabrini ziyaret etmesi için izin verildi. Siz de kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabir ziyareti, ahireti hatırlamaktır.” (Müslim, Cenâiz, 36; Tirmizi, Cenâiz, 60; Ebû Davud, Cenâiz, 80; İbn Mâce, Cenâiz, 47) Peygamberimiz, ilk zamanlarda kabirleri ziyaret etmeyi yasaklamıştı. Bunun sebebi şu idi: İslâmiyet, tevhid akidesini getirmiştir. İslâmın en belirgin niteliği budur. Bu inanç, bir olan Allah’a inanma esasına dayanır. Allah yardır ve birdir. Eşi ve dengi yoktur. Yalnız O’na ibadet edilir ve yalnız O’ndan yardım istenir. O’na gösterilen saygı ve ta’zimin bir benzerini başkasına göstermek tevhid inancına aykırıdır. İslâmiyetten önce Arap yarım adasında putlara tapılıyor, kabirlere secde ediliyordu. Yahudi ve Hıristiyanlar da aziz saydıkları kimselerin kabirlerini ibadet yeri haline getirmişlerdi. Alah’ı bir bilmek ve yalnız O’na ibadet etmekten ibaret olan İslâm dinini yeni kabul etmiş olan insanlar, İslâmiyetten önceki bu alışkanlıklarını İslâm’a da aktarabilirler ve böylece tevhid inancını bozarlar endişesiyle Peygamberimiz ilk zamanlarda kabirleri ziyaret etmeyi yasaklamıştı. Müslüman olanlar, İslâmiyet ve Onun tevhid inancına verdiği önemi iyice kavradıktan sonra Peygamberimiz kabirleri ziyarete izin vermiştir. Bizzat kendisi de annesi Amine’nin mezarını ziyaret etmiştir. Ayrıca Peygamberimiz her yıl Uhud şehidlerini ziyaret ederlerdi. Ara sıra Medine’deki Baki Kabristanını da ziyarette bulunur, dua ederdi. Hz. Aişe validemiz de Mekke-i Mükerreme’de defnedilmiş bulunan kardeşi Abdurrahman”ın kabrini zaman zaman ziyaret ederdi. İbn Ebî Müleyke diyor…
Eserde tam bağlamı aç →Ezber cevaptan
konu bağlantısına.
- S. 116 · KAYNAK SAYFA 11
Berzah nedir?
ölümden sonra başlayan ve mahşerdeki dirilişe kadar devam edecek olan kabir hayatıdır. .(Dini Kavramlar Sözlüğü,D.İ.B.,yay.)
- S. 88 · KAYNAK SAYFA 34
Peygamber Efendimize Kur’an 23 yılda inerek tamamlanmıştır. Ve Kur’an 114 süredir. Bir bölümü Mekke’de bir bölümü Medine’de inmiştir. Mekke’de kaç sure Medine’de kaç sure inmiştir.
Mekke’de 87, Medine’de 27 sure inmiştir. (a.g.e.S:41)
Gündelik sorudan
delilin bulunduğu sayfaya.
Malın tamamı vasiyet edilebilir mi?
Borçlar ödendikten sonra mirasçı olmayanlar lehine terekenin üçte birine kadar vasiyet genel çerçevedir. Mirasçı lehine veya üçte biri aşan vasiyet diğer mirasçıların onayına bağlı olabilir.
Fetva kaydını aç →Hamdi Döndüren’de delil ve dipnotları ara →Bu sayfa genel öğrenme çerçevesidir. Boşanma, miras, sağlık, finans ve ibadet geçerliliği gibi sonuç doğuran şahsî meselelerde ayrıntılar eksiksiz anlatılarak ehil bir fetva merciine başvurulmalıdır.
